Puan vermedi·352 syf.··Beğendi
· 1984'ü yıllar sonra tekrar gözden geçirirken -özet bir biçimde okurken- daha sonra öğrendiğim aşağıdaki Antik Yunan masalının 1984 kitabı için çok güzel bir metafor olduğunun farkına vardım.
PROKRUSTES'İN KARYOLASI
Prokrustes, Antik Yunan masallarında bol miktarda bulunan mitolojik canavarlardan bir canavar, bir psikopat ve bir canidir! Atina'ya giden yol üzerinde babadan kalma bir mekan işletir. Gözüne kestirdiklerini evinde misafir eder, yedirir, içirir ve yatıya kalmalarını sağlar. Sonra, misafirini o meşhur paslı karyolasına yatırır. Bu paslı karyola ya da yatak, milimi milimine Prokrustes'in boyuna göredir. Eğer misafir kısa boylu güdük bir kimse ise, canavar onu kollarından bacaklarından çeke çeke uzatır ve yatağın boyuna denk getirir. Eğer biçare misafir, uzun boylu biriyse, o zaman da, yataktan dışarıya taşan kısımlarını keser, adamı kısaltır. Bazen de, uzunlardan kestiği parçaları, çeke çeke yeterince uzatamadığı kısalara diker!
Prokrustes’in yatağı, tek tipçiliğin, kişilere, toplumlara ve nesillere aynı bakış açısını, aynı düşünme(me) biçimini, cebren kabul ettirmenin, başka türlü fikir üretmeye izin vermemenin, herkesi resmî ideolojinin belirlediği birine—ki bu genellikle o resmî ideolojiyi belirleyen kişidir—benzetmeye, onun gibi düşünmeye, onun gibi inanmaya, hatta onun gibi giyinmeye zorlamanın, Antik Çağlardan günümüze kadar gelmiş en çarpıcı simgesidir.