·429 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ekim 2018 15:40 Beste & Aysun ikilisi harika, aralarında geçen sohbeti de sevdim. Güzel dostlukları karakterler arasında görmek bambaşka bir güzellik.
Bu arada bir konuda besteye katılıyorum. Bilgisayar ortamında yazı okumak gerçekten işkence gibi, kağıt ve mürekkep kokusunu hissederek okumak gibisi yok. Çıktı alıp okuması güzel fikirdi. Ve ki Beste’nin de ben gibi müzik eşliğinde okuyor olması beni mutlu etti.
Daha kitabın başlarında, işte bu yaaa dedim kendime. Kitap dediğin 3 boyutlu gibi olacak, kitabın içine gireceksin usulca, karakterlerin duygularını hislerini hissedeceksin, onların yanındaymış gibi olacaksın.
“Evlilik bir erkeğin hayatını düzene sokar, iyi bir eş erkeğin huzur bulmasını sağlar, seni seven bir kadın hayatını kolaylaştırır ve çocuğun olduğunda anlayacaksın, baba olmak birilerinin kahramanı olmaktır, bu seni büyütür, güçlendirir,” (sözleri ile Engin’in babasının öğütlerini okuduğumda hayran kaldım.)
“Bir adam telefonları açmıyor, mesaj yazmıyor diye karalar bağlamam… Sahi bu aşk çarpması küçük otomobil çarpması gibi mi yoksa tır çarpması gibi bir şey mi?” (dedikten sonra Beste’nin durumunu da okuduk yani :D )
“Başarıya ulaşmak için düzenli ve planlı çalışmak şart.”
(Selim amca & Mariantin’in aşk hikayesi de ilgi çekici ve güzeldi, hikayenin sonunun anlatırken yarım kalması beni çok merakta bırakmıştı. Sayfa 369 da bahsedilmesi merakımı geride bırakarak hayran kalmama sebep oldu… )
(Yayınevinin kitabı basarken geçişleri yapmaması nedeniyle bazen biraz zorlansamda, o geçişleri bende hooop diye usulca atlayıp geçtim. :D )
“Aysun nasıl anlatacağını bilmeden bocalarken tuttuğu nefesi bıraktı. ‘Yakınımda olduğu zaman sanki ilkbahar rüzgârının ılık esintisi bedenimi yalayıp geçiyor. Saçlarım esintiyle dalga dalga salınıyor. Eteklerim kabarıp kabarıp varlığını hissettiren rüzgâra teslim oluyor gibi.” (dediğinde anlatımı harikaydı ve sonrasında Beste ile geçen muhabbet muhteşemdi :D )
“Eskiden hatırlar mısın Vita yağ tenekeleri vardı… Evlerin balkonlarında çiçek ekilirdi. Ne zaman açan çiçek görsem hep o anları hatırlıyorum. Bu yüzden yaz ayı boyunca bahçem vazgeçilmezim,.” (Dediğinde Engin beni de çocukluk anılarıma götürdü, hiç hatırlamaz mıyız o Vita yağ tenekelerini…)
(Bu arada aralarında tavla oynarken tavlanın tarihçesini de öğrenmiş olduk. )
Kralın yazdığı cevapta güzeldi:
“Evet! Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriye gidiyorsa o kazanır. Ama gereken biraz da şanstır. İşte hayat budur!.”
(Eskişehir’de ki masal şatosunu da çok merak ettim ve ilk önce internette araştıracağım sonrasında da gidip kısmet olur inşallah… Sazova Bilim Sanat ve Kültür parkını da unutmamalı…)
(Sayfa 334 ve Eskişehir dönüş yolunda Engin’in arabayı durdurup Beste’ye söyledikleri anda benim de gözlerim fal taşı gibi açıldı… şok şok şok haberrrr )
“Aşk her haliyle yaşamaya değer…”
(Ankara’da yaşanan olay tüylerimi diken diken yaptı ve çok üzüldüm. İnsanların hayatları bu kadar mı basit, nasıl bir yürek var bunlarda taş bile değil diyorum… Masum insanlara bu şekilde acı çektirmek… diyecek bir kelime bulamıyorum… )
(Sayfa 428 ve söylenen söz “Seni sokağın tavanı kadar seviyorum,” bu cümlenin ardından bir şey yazılır mı şimdi… )
“Aşk insanı bir kere de olsa çarpmalıydı. O heyecanı, bilinmezliği, vazgeçilmezliği insanın her zerresine değmeliydi. Alışılmışın dışında sürprizler insanın duygularını yeşertip doyuma ulaştırmalıydı.”
(Bengücüm güzel yazarım bu okuduğum ikinci eserin ve bunda öylesine güzel bir haz ile okudum ki harika duygular yaşattın bana karakterlerinin yaşadıklarıyla. Öylesine güzel ifade etmişsin ki onların yanı başında gibi hissettim kendimi. Eserini okurken üç boyutlu gibi eserin içerisine daldım adeta. Fatma ile beraber aynı zamanda okurken, paylaşımlarda senin de aynı zamanda yanımızda olman büyük bir mutluluktu. Yorumlar şahaneydi, bir aile gibi olduğumuzu hissettirdin güzelim. Bu arada bir şey itiraf etmek istiyorum. Fatmacığım hızlı okuyor ya sende onu arada frenlemek için çözüm bulmaya çalışıyordun bu çok güzeldi ve bende Beste’nin Engin’e yaptığı gibi, çay görseli paylaştığımda Fatma’nın çayına uyku ilacı atsam da ben ona yetişsem diye düşünmedim desem yalan olur :D ) —