Puan vermedi·481 syf.··Beğendi
· Zülfü Livaneli
Serenad
“Hiç bir iktidar masum değildir. Bütün iktidarlar öyle ya da böyle, birinin katilidir”.
Genelde tarihi bilgiler içeren romanların doğruluğundan şüphe ederim. Kitabı bitirir bitirmez araştırmaya başladım. Tarihin korkunç olaylarından bir tanesi olan Struma Faciasını anlatıyor. Umuda doğru yola çıkan 769 insana mezar olan bir geminin adı Struma. 1941 Eylül ayından itibaren Romanya’dan Filistine yolcu götürmek için bin dolar gibi çok yüksek bir fiyata biletleri satılan aslında hayvan taşıyan bir şilep olduğu sonradan öğrenilen bir gemi. Struma en fazla 250 kişinin seyahat edeceği bir deniz aracı olsa da 769 kişiyle denize açıldı. Yani zavallı yolcular daha gemiye binmeden kaderleri yazılmaya başlamıştı aslında. 16 Aralık’ta İstanbul’a vardığında artık gemilikten çıkmış, yüzen bir tabuta dönüşmüştü. Romanya geminin geri dönmesine, Türkiye yolcuların karaya çıkmasına izin vermiyordu. Filistin’de İngiliz yönetiminin izin vizesi olmadan yolcuların inmesi yasaktı. Böylece,motorları iflas etmiş, jeneratörü çalışmayan Struma İstanbul açıklarında kaderine terkedilmiş oldu. En dehşetlisi ise gemi ruslar tarafından 24 Şubat 1942’de torpillendi. İçinde bebek, çocuk, hamile kadınların da olduğu bu gemi Karadeniz’in sularına gömüldü...
Bir tek Almanya’nın suçunu kabul ederek özür dilediği bu leke aslında İngiltere, Rusya, Türkiye ve Romanya devletlerinin ortak suçu.
Neyse etkisinden çıkamayacağınız gerçekler, aşk ve duygu yüklü bir roman olduğunu belirtmek isterim en son.
Tarihi roman okumayı sevenlere tavsiyedir