Puan vermedi·128 syf.····Okunma: 01 Haziran 2020 00:00 Özünden önce mi vardır insan, yoksa insanın olmadığı yerde bahsedilemez mi insanın özünden? Varoluşçular sadece her şeyin anlamsızlığından bahseden, tembel kişiler midir; yoksa ancak kendileri için geçerli anlama ulaşma yolculuğunda mücadele eden savaşçılar mı? Seçimlerimiz mi bizi özgür kılar, yoksa yalnızca özgür bırakılırsak mı kendi seçimlerimizi yapabiliriz? Toplumun içine entegre olamazsa mı, ya da kendi bireyliğini kavrayamazsa mı hiçleşir insan?
Bana kalırsa, bu sorulardan hiçbirinin ilk ya da ikinci cevabı tam olarak doğru değil. Bütün bu sorulara, hayatın içindeki durumlar özelinde ayrı ayrı cevap verilmesi gerekir. Ancak, Sartre'nin -önemli temsilcilerinden biri olduğu- varoluşçuluk felsefesini nasıl savunduğunu, varoluşçuluğu neden bir hümanizma olarak değerlendirdiğini anlamak için okunması gereken bir kitap.