Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 01 Haziran 2020 20:37 kitap üzerinde yazıldığı gibi, bir roman. Anlatılması ve anlaşılması biraz zor bir eser aslında. Romana çok farklı yeni bir bakış açısı getirilmiş bu eserle. kitabın başta bir tiyatro olduğunu düşünüyorsunuz, kapağı kapatıp tekrar roman olduğunu teyit ediyorsunuz. İlerleyen sayfalarda da bir roman olduğundan emin oluyorsunuz.
kitapta ilk sayfalar 3'e bölünmüş bir tiyatro metnini içeriyor, başta buna bir anlam veremiyorsunuz nasıl okumalıyım? ayrı ayrı mı, yan yana mı, tek tek mi? derken 3 bölümünde ana bir tema üzerinde olduğunu anlıyorsunuz. Bu kısmı okurken bıraksam mı diye düşünmedim değil açıkçası ancak devam edince kitap biraz daha anlaşılır hale geldi.
kitapta yoğun duygular ve yoğun bir edebiyat var bununla beraber yazarın arada durup okuyucu gözünden cümlelere yer vermesi hatta karakterlerin birbiriyle konuşmasını bırakıp yazarın bizzat sizinle konuşması romanda yeni bir yaklaşım olsa gerek. Aslına bakarsanız kitap başlı başına yeni bir yaklaşımla yazılmış.
Okurken yazarın kendi içinde karmaşa yaşadığını hissedebiliyorsunuz bununla beraber kitapta yer verdiği karakterler de bu karmaşadan payını alıyor.
Kitapta ana karakter diyebileceğiniz Fikret sadece bir karakter değil de yazarın kişiliğinin bir parçası gibi aynı zamanda.
Kitabın sonuna doğru yazar, baştaki karmaşıklığı açıklar tarzda ilerlemiştir. Bu nedenle taşlar sonlara doğru yerine oturuyor ancak daha iyi anlamak için ikinci kez okumak gerek sanırım.
Kitapta bir noktadan sonra olay örgüsü hiç beklemediğiniz bir hale bürünüyor burada ilk şoku yaşıyorsunuz bu şoku bir de Kardeşimin Hikayesi kitabında yaşamıştım. Fazla olarak bu kitapta yazar ikinci bir sürpriz yapıp hiç beklemediğiniz bir cümle ile romanı bitiriyor.