Puan vermedi·196 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Haziran 2020 21:59 "Soğuk bir kış gecesi bütün aile, eş dost akraba toplanmışız babaanne evinde. Bi taraftan soba yanarken üstünde de çay fokur fokur kaynıyor. Sırayla herkes başından geçenleri ya da bi yerden duydukları hikayeleri anlatıyor. Kiminde ufak ufak mesajlar var kiminde ise öğrenmemiz gereken şeyler var." İşte bu kitabı okurken tam olarak hissettiklerim böyleydi..
Annesinin babası Şahin'i her defasında beklemesi,
Eşlerin aynı bardaktan çay içmesi,
Sevilay teyzenin milletten altın toplamak için oyunlar yapması,
Kamil Kanyoncu'nun topuğunun acıması için bulduğu yöntemler...
Ve her biri hayatımızın içinden daha nice hikayeler.
"gelirken ekmek al" bir sipariş cümlesi değildir. Beklediğinin ispatı, sensiz sofraya oturamadığının kanıtı, eve geri geleceğinin garantisi, bir yuvanın iç sesi ve bir aile olmanın göstergesi kısacık cümledir.. diye özetlemişti Şermin Yaşar. Gerçekten de öyle. Ben kitabı içinde kendimden de bir şeyler bulduğum için çok beğendim. Sizlerin de okumasını tavsiye ediyorum. İyi okumalar.