Meyhane kitabını bitirdiğim gün, içimde yüzlerce yankısı oldu , çok realistikti bence , hayatımıza dokunan yanı sahiciydi.
Mesela kimseye suçu yükleyemediğin bir çöküş vardı kitabın ve yaşamın sonunda. Jervez'in hataları vardı elbette , sürekli kitaba dahil olup onu durdurmak istediğim çok zaman oldu nasıl olursa onun mutlu olmasını istiyordum çünkü o güçlü bir kadındı sonra ne oldu?
Tüm günahı Kupo'ya atamayız , her şeyin içinde olup hiç zarar görmeyen Latinye'ye de... Bu yüzden gerçekti işte.
Herkesin hatalarının davranışlarının tutumlarının yanında mekanlar da oynuyordu rolleri vardı , onların da bir kişiliği bir kişilikle bağdaşan bir yanları vardı ; evlerin , çalışılan yerlerin, eğlenilen(!) yerlerin.
Hayat da böyle değil mi? Hayatımızdaki herkes , üstelik mekanlar bile yaşantımızın seyrini değiştiriyor bize karışıyor bizi değiştiriyor.
Güvenim kırıldı çünkü hep Kupo'nun düzelmesini bekledim , tıpkı Jervez gibiydim Gujeyi ne kadar sevsem de , yine de Kupo'nun değişmesini beklemeyi yeğledim.
Guje'nin aşkı öyle masum öyle sahici bir sevdayı içinde bir korla taşıyor olmasına rağmen , Latinye ve özellikle Kupo yüzünden hep Jervez'le olan o olsaydı yine aynı şeyler olacaktı diye düşünüp durdum.
Oysa Guje onurlu bir adamdı ve öyle yaşıyordu.Onunla son görüşmeleri resmen içimi ıslatıyordu. Ama bilmiyorum şimdi bana gerçek Guje değil hep Kupo'dur diyor içimdeki ses...
Kupolar vardır Guje'ler yoktur .