·152 syf.····Okunma: 04 Haziran 2020 09:08 · Hayvan Çiftliği
( Biraz da 1984)
Açlıkla oyun oynanmaz!
Sen tok karnınla çarşafları ütülü yatağında sıcacık uyurken, açlıktan kırılmış halkın baş kaldırıp, seni yerinden edebilir.
Emperyalist düzene son verme hayalinde olan hayvanlar, devrimin bu kadar yakın ve kolay olduğunu bilmiyorlardı.
Marksist-Leninist ideallerin düşündeyken, Stalin'le uyandılar.
Evet romanda hayvanlar; yiyip içebildikleri gibi düşünebiliyor, toynakları kalem tutup yazıyor, beste yapabiliyorlar. En zekileri ise domuzlar. En aptallarını tahmin edersiniz.
İnsanlar postalanıp, domuzlar yönetime geçtiğinde, hayvanlar artık hak ettikleri değeri görüyor, sömürülmüyor, kendileri için çalışıyorlardı.Ta ki yeni bir diktatör gelene kadar.
İşte buradan sonrasını anlatmayı çok isterdim. Hele kitabın sonundaki hayvanların şaşkınlığını...
Yazar; her ne kadar Stalin'i hedef alsa da başka bir ŞAHSI anımsatabilir size. Gerçekleşen olaylar, yapılan açıklamalar, iyiymiş gibi gösterilen ekonomi-gizlenen yoksulluk, felaket senaryoları ile korkutulan halk, değişen yasalar-yaşantılar, sahte zaferler, çıkara göre dostluklar-düşmanlıklar ve tabi ona paralel değişen söylevler...Bakın burası çok önemli :) "değişen söylevler" ve unutturulan "tarih"... Yazar her iki kitabında (1984 - Hayvan Çiftliği) sıkça altını çizmiştir.
Roman Sosyalizmin değil, Reel sosyalizmin eleştirisidir. Yazarın 1984 kitabında olduğu gibi. Konu aynıdır fakat Hayvan Çiftliğin'de anlatım "Bir Peri Masalı"dır. Baskıcı yönetimi ele alıp kendi gücünü farketmeyen halka da değinmiştir.
1984 ve Hayvan Çiftliği, güzel kurgulanmış iki kitap.
George Orwell'in hayal dünyasının çok geniş olduğunu kanıtlayan eserler. Yazarın kitapları ütopya gibi görünse de felâketi ensenizde hissettirebilir.