Yazarın alegori olarak İkaros mitini kullanması çok anlamlı olmuş. Romanda sıkça geçen İkaros'un Düşüşü tablosunu araştırınca linkteki hikayeye ulaştım. Daidalos kıskançlığından yeğenini öldürmeye çalışınca Athena acıyarak çocuğu kekliğe çevirir. Bu çocuğun ahı çok sonra Daidalos'un oğlu İkaros'tan çıkacaktır. Daidalos yaptığının bedeli olarak sürgüne gönderilir ve Kral Minos'a sığınır. Zaman gelip Daidalos ona da ihanet edince oğlu ile birlikte labirente kapatılır. Oradan kurtulmak için kuş tüylerini balmumu ile yapıştırıp oğluna ve kendine kanat yapar. Oğluna ne çok yüksekten ne de çok alçaktan uçması yönünde uyarıda bulunur. Alçaktan uçarsa denizin neminden kanatları ağırlaşır, yüksekten uçarsa güneşin sıcağından balmumu eriyecektir. Ikaros daha da yükseğe uçma arzusuna kapılıp güneşe yaklaşınca kanatları çözülür ve denize gömülür. İkaros'un ölümüne denizin kenarındaki kekliğe çevrilen yeğen tanık olacaktır. Metin çok uzun olduğu için özetleyim, dedim. Bu miti resmeden tabloya çeşitli yorumlar getirmişler. Kimisi İkaros'un daha da yükseğe uçmasını hırsa kapılıp yere çakılmak olarak değerlendirmiş kimisi de toplumun çizdiği normların dışına çıkarak sınırlarını aşıp aydınlığa ulaşma olarak değerlendirmiş. İlkinde hırsının kurbanı olduğu için yere çakılıyor, ikincisinde toplum tarafından özgür olma arzusuna set çekildiği düşünülüyor. Her iki durumda da Newton'a uyan bir sonuç olmuş. Newton'un dünyaya geldikten sonra iyice insana benzeyip sonra çakılması ya da insanların kurtuluşu reddedip Newton'un kör olması. Ama ilki daha çok Newton'u yansıtıyor. Son bölümde Bryce'a kendimden çok size benziyorum şimdi, demişti. Ve son sayfada kolay ulaştığını çabuk kaybedersin minvalinde bir şey söyledi. En sonunda kollarına gömülüp ağladı. İkinci metefora dayanak olarak da kitabın ilk başında tablodan bahsedince Auden'in mitle ilgili şiirinden bahsetmişti. Tablodaki geminin düşen çocuğu yok sayıp yoluna devam etmesini anlatıyordu. Her bakımdan kitap sosyolojik bir eleştiriydi. İnsanların duyarsızlığından, bencillikleriyle dünyanın sonunu getireceğinden yakınmış yazarımız. Romanı beğendim ben. Oldukça akıcı ve hüzünlü hikayesiyle bir çırpıda okutturdu kendisini.
arkeorehberim.com/2018/04/daidalo...