Gönderi

Anne | Ana
Puan vermedi·72 syf.·
2020 45. kitabı
Tanım :  Çocuklarını son nefesine kadar kayıtsız şartsız sevecek kişi. * Sevgili Okurlar. Maziye bir yolculuk yapmaya ne dersiniz ? Evet dediğinizi duyar gibiyim. O zaman yolculuğumuz başlasın... Takvim yaprakları 1850'li yılları gösteriyor. Amerika'dayız. Thomas Edison'un evinde oturuyoruz. Birazdan Thomas okuldan gelir. Hah, kapı çalıyor. İyi adam lafın üstüne gelir derler, Thomas'da geldi. İçeriye girer girmez, annesine bir kağıt uzatıp ” Bu kağıdı öğretmenim gönderdi, sadece sana vermemi tembihledi. ”dedi. Merak içerisindeyiz. Acaba ne yazıyor kağıtta ? Annesi kağıdı elinden aldı. Önce kendisi okudu. Sonra gözünden yaşlar akarak Thomas'a sesli okudu: “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin” şeklinde yazdığını söyledi.  Ama neden gözyaşı döküyordu ki ? Anlam veremedik. Herhalde sevinç gözyaşları olmalıydı. Gel zaman, git zaman. Aradan uzun yıllar geçti. Biz misafirliğe devam ediyoruz. Thomas artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından birisi olmuştur. Annesi ise vefat etmiştir. Bir gün evde oturuyoruz. Thomas düşünceli ve dalgın. Dikkatini çekmecenin içerisinde yer alan, ailesinden kalma eski eşyalar çekti. Onları kurcalamaya başlarken, çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt buldu. Bu kağıt bize bir yerden tanıdık geliyor. Evet evet,  yıllar önce öğretmeninin gönderdiği kağıt. Aldı eline ve okumaya başladı. Okurken ağlıyor, ağlarken okuyordu. Saatlerce ağladı. Ve sonunda not defterini çıkarıp, bir şeyler yazdı, kağıdı'da arasına koyup dışarı çıktı. O çıktıktan sonra  not defterine göz atıyoruz. Kağıtta “Oğlunuz “şaşkın” ( akıl hastası) bir çocuktur. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz…” yazılıydı. Thomas ise not defterine : '' Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, “şaşkın” bir çocuktu..'' yazmıştı. Not defterini kapatıp. Bizde evden çıkıyoruz. Hoşçakal sevgili anne, Hoşçakal dünyayı aydınlatan insan. Anne huzur demektir. Varlığıyla insanı güvende tutan sığınaktır. * Her kız annesinin kaderini yaşarmış derler. Didem Madak'ın hayatı bunun yansıması. Kısacık bir ömür Kısacık bir kader. Ve Hissedilen keder. Anne özleminin yarattığı şairlik. Annesinin vefatıyla başlayan kader , kendi kaderiyle son bulur. Kendi Kızına hitaben şöyle der : Canım kızım, cehaletimden şair oldum… Annesizlikten. Sen sakın şair olma  " Gerçekten insan yutkunamıyor... * Okuduğum kitap şairin ilk kitabıydı. Bu kitapta yer alan şahıs ve mekanların gerçekle alakaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları… Hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamışlardır. Şiirden hazzetmeyenler, ‘Grapon Kağıtları’nı yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler ya da bir ruh çağırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler. Hissederek okuyup, hassasiyet kazandığım bir kitap oldu. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim. * Hayat bir nefestir aldığın kadar, Hayat bir kafestir kaldığın kadar, Hayat bir hevestir daldığın kadar." Nefes, kafes, heves Bu üçünü unutma. Mutlaka düşünmek için fırsatın olucaktır. Keyifli Okumalar Dilerim Edit : Çok değer verdiğim bir arkadaşımın, yoğun bakımda olan annesi için sizlerden dua istiyorum. Lütfen duanızı eksik etmeyin.
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma
··
344 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ya incelemelerinize bayılıyorum :) Birde bir an önce arkadaşınızın annesine sağlık ve şifa diliyorum dualarım sizinle .
Göktuğ Çağrı B.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, amin inşallah 🙏
Bir kaç gün önce bir şehidimizin annesine yazdığı mektubu okumuştum.Anne hem bağrı yanık hem de gururlu. Senin incelemeni okuyunca aklıma direkmen o geldi. Yutkunmamak elde değil... Allah şifa versin arkadaşının annesine🙏
Gerçekten çok muazzam bir inceleme olmuş insanın kitabı okuma hevesini arttırıyorsunuz. Arkadaşınızın annesine Allah acil şifalar versin biran önce iyleşir inşallah 🙏