Gönderi

9/10
·112 syf.··
2020 142. kitabı
·
Marquez’in en iyi romanı olarak tanımladığı Kırmızı Pazartesi, “Santiago Nasar, öldürüleceği gün, piskoposun geldiği vapuru beklemek için sabah saat beş buçukta kalkmıştı” cümlesiyle başlar. Daha ilk sayfada okur, bir cinayetin işleneceğini öğrenir. Katillerin kimliği ve cinayetin nedeni de bellidir. Kırmızı Pazartesi, en basit tanımlaması ile bir cinayet romanıdır. Biraz daha dikkatli okur için, bir töre cinayetini anlatır. Ama derinlemesine bakıldığında toplumsal ahlâk kurallarını, insan vicdanını, adaleti, ötekileştirmeyi ve dinsel ikiyüzlülüğü hallaç pamuğu gibi savurur. Bir toplumun susarak ve edilgenliğiyle suç ortağı olmasına ayna tutar. Kitabı kapattığımızda ne anlatı ne de sorgulamamız bitiyor. Anlatının etkisi sorularla çoğalarak devam ediyor. Suç nedir? Kim karar verir neyin suç sayılacağına? Peki, suçlu kimdir gerçekte? Suçu işleyen mi, teşvik eden mi yoksa suça göz yumanlar mı? Yaşadığımız şu dünyada adalet herkese adil mi davranır? Sorularınıza cevaplar bulabilmeniz dileğiyle..
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.