·400 syf.····Okunma: 09 Haziran 2020 16:55 İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 42. kitap oldu. Andromeda Nebulası isimli bu eser modern Rus bilimkurgusunun ilk eseri olarak kabul ediliyor. Kitabın yazarı İvan Yefremov ise, Strugatski kardeşlerden sonra okuduğum üçüncü Rus bilimkurgu yazarı oldu. Strugatski kardeşlere göre İvan Yefremov'u daha fazla sevdiğimi ve tarzını beğendiğimi açık yüreklilikle söyleyebilirim.
İvan Yefremov, 1957 yılında yazdığı bu eseri, Aldous Huxley'nin "Cesur Yeni Dünya" distopyasına ve Yevgeni Zamyatin'in "Biz" distopyasına cevap olarak yazmış. Onların distopyalarına verilecek en güzel cevabın komünist bir ütopya olacağını düşünmüş olacak ki, bu eserini komünist bir ütopyayı anlatmak üzerine kurgulamış. Bu arada Cesur Yeni Dünya'da tasvir edilen gelecek toplumunu "distopya" olarak nitelemek, bilimkurgu otoritelerinin aksine, içimden gelmiyor. Zira Aldous Huxley'nin tasvir ettiği o gelecek toplumunda yaşamayı kabul edebilirim sanırım. O yüzden Cesur Yeni Dünya'yı distopya olarak kabul etmeyen azınlıktaki okurlardan olduğumu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Andromeda Nebulası, tam olarak belirli olmayan bir gelecek zamanı anlatıyor. Bu "gelecek zaman", her okurun hayal dünyasına göre değişiklik gösterebilir. Yazar da bu konuda okuru özgür bırakmış zaten...
Yine belirtmem gerekir ki, kitabın konusu veya kahramanları, kitabın anlattıkları ve tasvir ettiği ütopik gelecek toplumunun yanında oldukça zayıf kalıyor. Bu sebeple Andormeda Nebulası'nı incelerken kitabın konusu veya kahramanlarını incelemektense, tasvir edilen komünist ütopyayı incelemekte fayda görüyorum.
Kitaptaki "gelecek toplumu", yaşadıkları bütün talihsizliklerin ve mutsuzlukların sosyal yaşama düzenlerinden kaynaklı olduğunu fark ediyor. Bu fark etmenin neticesinde, bütün gücün ve insanlığın geleceğinin emekte birleşmesi gerektiğine, hayatın tamamen akıl ve bilimsel temellere göre yeniden düzenlenmesi gerektiğine karar veriyor. Böylece Dünya, eski ve kapitalist devlet sistemi yerine yeni ve sosyalist devlet sistemine geçmeye karar veriyor.
İnsanlık bütün emeklerini ve bilgilerini daha iyi ve bilimsel temelli bir hayata geçmek için kullanınca Dünya, yaşanılabilir, refah içinde ve mutlu bir düzene sahip oluyor. Bu düzende savaş yok, silah yok, para yok, açlık yok, fakirlik yok, sınıf ayrımı yok, eğitim eşitsizliği yok, cinsiyet eşitsizliği yok, ırkçılık yok... Her vatandaşın isteği, eğer imkan varsa, yerine getiriliyor. Yani bir şeyi isteyebilmek için, onun imkan dahilinde olma koşulu var. İmkansız olan şeyleri isteyemiyorsunuz.
Görüleceği üzere, İvan Yefremov'un işlediği ana konular, insanın sosyolojik ihtiyaçları, felsefe ve yönetim biçimi... İvan Yefremov'un kapitalist sisteme karşı önerdiği komünist ütopyada toplumun ilerleyişi, her insanın kendi yetenekleri doğrultusunda, aklın ve bilimin öncülüğünde, emeğini kendi özgür iradesiyle daha iyi bir gelecek için harcaması üzerine kurulu. Daha iyi bir hayat için çalışmış ve mücadele etmiş milyarlarca insan tarafından yaratılmış, iyi örgütlenmiş bir toplum düzeni... İtiraf etmeliyim ki, beni fazlasıyla etkiledi...
Son olarak, unutulmamalıdır ki, "Siz ne kadar iyi olursanız toplum da o kadar iyi ve yükselmiş olacak çünkü bunlar birbirlerine karşılıklı bağımlıdır. Toplumun başlıca unsurları olarak yüksek manevi bir ortam yaratacaksınız ve toplum sizi yükseltecek. Toplumsal ortam, insanın yetiştirilmesi ve eğitimi için en önemli faktördür."