Alıntı yazmak için bile elimden bırakamadığım, tutkulu bir aşkı gözyaşlarım eşliğinde okuduğum bu kitabın neden bu kadar çok okunduğunu şimdi anlamlandırabiliyorum. Herkesin elinde gördüğüm zaman 'ne kadar güzel olabilir ki bu kadar popüler olan bir kitap' tepkilerime 'işte o kadar güzel olur' diye cevap vererek utanıyorum. Akla gelmez benzetmelerle dolu aşk kokan cümleler hiç abartılı gelmedi. Hikayenin akışındaki her an her şey olabilir hissi satırlardan bir an bile çıkmama müsade etmedi. Fakat yazım dilindeki eskilik gözümü korkutmuştu. Bu tarz durumlarda odağımı kaybedebiliyorum ve hikayeden kopabiliyorum. Bunu da kitabı okurken bir yandan da sesli kitap dinleyeyerek aştım. Sesli versiyonda, kitaptaki bazı kelimelerin türkçe karşılıkları direkt cümle içinde okunuyordu.
Aşk, sevmek, istemek, beklemek... Bu kavramları her an yaşayan biri olarak en derinlerime taşıdım Raif'i ve Kürk Mantolu Madonnamızı. Aşk hissetmek istiyorsanız mutlaka okuyun derim.