·339 syf.····Okunma: 10 Haziran 2020 21:46 Herkese merhabaaa Bugün Sırdaş’ın yorumu ile geldim .
Kitabı edinirken ne konusunu ne de kitabı biliyordum tam olarak Bu yüzden sıfır beklenti ile başladığım bir kitap oldu. Her şeye rağmen konusunun polisiye olduğunu fark ettiğimde büyük bir hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Çünkü polisiye kitaplarından nefret eden biriydim. Fakat şunu kesinlikle söyleyebilirim ki bu kitap benim polisiye kurgulara bakış açımı değiştirdi çünkü kurgu olarak kitaba bayıldım
Hazır kurguya bayıldığımı söylemişken kurgudan kısacık da olsa bahsedeyim: Üniversiteden arkadaş olan Utku, Nesli, Ozan, Timur, Ecem, Demir ve İlayda bir gün eski günleri yad etmek amacıyla buluşmaya karar verirler fakat diğer bir arkadaşları olan Miray bu buluşmaya gelmeyince, Miray’ın üç aydır kayıp olduğunu ve polisinde soruşturmayı kapattığını öğrendiklerinde bu olayın peşine düşerler. Ve olaylar da böylece başlamış olur.
Kurguyu ve olay örgüsünü çok sevmeme rağmen yazarın yeni olmasının da sebebiyle dilinde bir takım problemler vardı, özellikle de ilk başlarda. Bunlardan biri ben genelde olay akışını etkilemeyecek betimlemeleri sevmem fakat bu kitapta bu tarz betimlemelere fazlasıyla karşılaştım. Mesela neredeyse her bölümde karakterin kıyafet değiştirmesini ve giymesini okuduk. Ayrıca ilk sayfalarda her yerde karakterin dış görünüşü ile ilgili olan betimlemeler de beni rahatsız etti. Bunun dışında bazı cümle yapılarını basit buldum fakat bu benim fazla bir sorun olmadı çünkü kitabın ortalarında bu düzelmeye başladı. Bunlara ek olarak bazı olaylarda gerçekten karakterlerin duygularını hissedemedim. Zaten bir karakterin duygusunu hissettirebilmek yazarken en zor şeylerden biridir bence, özellikle de o olayı yaşamadıysan. Bu yüzden çok büyük bir eksik değildi bu benim için.
Bu saydıklarıma rağmen dili baya akıcıydı, aynı anda birden fazla kitap okuyunca rs’ye giren biri olarak beni de sonlarında rs’den (reading slump) çıkardı. Dilinin akıcı olmasında olayların uzatılmadan benim tabirimle sıkmadan anlatılması da etkiliydi bence. Olay örgüsüne bayıldığımı bir daha söylemeyeceğim ama gerçekten bayıldım
Bu arada yazardan kaynaklı olmayan ve tamamen @kdysosyal ‘a bağlı olan hatalarda vardı. Yazım yanlışları bunların başını çekerdi kesinlikle. Editör hiç mi kontrol etmemiş dedim belli bir yerden sonra. “mu” ekinin “bu” diye yazılmasından mı bahsedeyim yoksa harf eksikliklerinden oluşan yazım yanlışlarından mı bahsedeyim, bilemiyorum.
Uzun lafın kısası kitaba kurgu yönünden bayıldım fakat dil olarak olarak eksiklerinin olduğunu düşünüyorum. Yazarın ortalara doğru dilinin de düzeldiğini düşününce kendisinin bu konuda da ileride başarılı olacağını düşünüyorum. Bu kitap sayesinde artık “Polisiyeden nefret ediyorum.” demeyeceğim. Benim gibi polisiye sevmeyenlere kesinlikle tavsiye ederim. İkinci kitabı çıktığında kesinlikle ona da bir şans vereceğim.
Ayrıca kitapla ilgili olmayan bir şey daha yazmak istiyorum. Bu kitaba inceleme yapan hesaplar tek bu kitabı okumuş ve hepsi de 10/10 vermiş. Fake oldukları o kadar belli ki... Gerçekten burada böyle şeyler görmek beni üzdü çünkü ben kitap almadan önce burada araştıran biriyim.
Her neyse okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim :))