Buket Uzuner’in “Tabiat Dörtlemesi” serisinin ilk kitabı: Su
Dünyanın gerçek sorunlarını sorunu edinen gazeteci Defne Kaman’ın ortadan kaybolmasıyla başlayan kitap, ana 3 karakterin kaybolan kadını bulmak için geçtiği yollardan ilerliyor. Bu yollardan onlarla birlikte geçen herkesi şifreler, gizemler ve beklenmedik olaylar bekliyor. Bu şifreler bizi Kutadgu Bilig gibi önemli bir esere götürüyor ve bu yöneliş bence çok kıymetli-şeftali çekirdeği kadar-
Yazar bu dörtlemesinde Eski Türk kültürüne ait bir inanç biçimi olan “Şamanizm” in üzerinde durup, okuyucusunu geçmişten günümüze yansımaları görünen bu inanç hakkında da düşündürüyor. Dolayısıyla da mitolojik birçok ögeye de yer veriliyor.
Farkındalık yaratma, mesajlar verme amacı güden bu kitap 2000 sonrası Türkiye’ sine odaklanmayı da iyi biliyor. Bu dönemin özellikle sorunlarına direkt parmak basıyor; değişen doğa, HES projeleri, Türkiye’de kadın ve muhalif bir gazeteci olmanın zorluğu, mezhep farklılıklarından doğan anlaşmazlıkları, tüketim toplumu olmanın korkutuculuğu ve meydana getirebileceği aksaklıkları... Yazar bahsettiği her sorunu derinlemesine işlemese de, dikkatleri iyi çekiyor. Serinin şu anda 2.kitabı Toprak’ı okuyan biri olarak söyleyebilirim ki; asıl amaç da dikkatleri çekip okuyucuyu düşündürmek. Elde etmek istediğimiz her sonucu, gene kendi isteğimizin sahiciliğiyle doğru orantılı elde ediyoruz.
Toprak,Hava diye devam eden serinin son kitabı Ateş’in de ilerleyen dönemlerde çıkması bekleniyor.