Puan vermedi·196 syf.····Okunma: 14 Haziran 2020 16:28 "Bir yerde kötülük varsa oradaki herkes suçludur."
Faşist yönetim, diktatörlük,vurdumduymazlık,insanların paraya olan zaafı,haksızlıklar karşısında üç maymunun oynanması, haksızlıklara ses çıkaranların anarşist dendiği bir toplum düzeni,insanların doğa düşmanı olduğu gerçeği bu kadar güzel anlatılabilir miydi?
Zülfü Livaneli'nin okuduğum ikinci kitabı.Kitapt a çok güzel göndermeler,artık uyanın demeler,eşsiz benzetmeler ve oy çokluğuyla verilen her kararin demokratik bir içerik oluşturmadigi bizlerin gözüne sokulmuş.
İnsanoğlu zaafları olan,kandirilmaya müsait,birbirine çabucak dusebilen,anında dostunu satan,söylentilere inanmayı tercih eden, diktatörler karşısında seslerini çıkaramayan ve hayvanlardan ders alması gereken bir mahluk.
Kitap öncelikle çok güzel bir dille yazılmış.Kahraman isimleri kullanılmamis ki kullanılan tek isim kitabı bizlere anlatan kişinin sevgilisi Lara'dir.İnsanliktan uzak,cennet gibi bir adada yaşayan,birbirleriyle çok iyi anlaşan,dünyanın telaşında ve ülkelerindeki kaostan kaçan bir grup insanın yaşadığı adaya darbe ile hükümeti ele geçirip son zamanlarını kafa rahatlığı içinde geçirmek için adadaki satılık olan bir evi alan ve "Başkan" diye anılan kişinin adaya geldikten sonra adanın tüm düzenini bozması,onları diktatörlügu altına alması,doğanın dengesini bozması,cennet adayı sonunda yok etmesi ve belki de adadaki herkesin zavallı gözüyle baktığı bir kişi tarafından uçurumdan atılmasıyla doğanın adaletinin yerini bulması ustalıkla anlatılmış.
Kitapta yazarın sık sık benim haddime değil,gerçek bir yazar gibi yazamam ama deyip alçak gönüllülüğü ve kimsenin kahramanlık beklemediği bir çocuğun ortaya çıkıp yetişkinlerin gösteremediği cesareti göstermesi kitabı ayrı bir ders alınacak unsur haline getirmiş.