Puan vermedi·368 syf.····Okunma: 15 Haziran 2020 21:07 Kitabın son sayfasını da okuyup dışarı baktığımda önce derin bir nefes aldım, ardından bunca yıldır ne gördüğümü düşündüm. Neyi/neleri görmek için baktım da neleri göremedim acaba. Yazar nobel edebiyat ödülünü aldığı sırada şöyle demiş " başka bir gezegene, oradaki kayaların yapısını incelemek için araç gönderebilecek kapasiteye sahip bu şizofrenik insanlık, milyonlarca insanın açlıktan ölmesini umursamayabiliyor. Mars'a gitmek yani başındaki komşuya gitmekten daha kolay görünüyor"
Insanlık hep kördü diyemem ama gittikçe çok daha fazla körleştigini söylesem aksini kimse iddia etmez bence. Bu adaletsiz dünyada gittikçe daha da kör olan insanların hikayesini anlatıyor Jose Saramago. Ve ne ülke ismi veriyor ne şahıs ismi ne cadde ismi. Insanların ırkının renginin dilinin cinsiyetinin bir önemi olmadığı gibi ülkelerin zamanın ve yerin de bir önemi yok. Çünkü bu hikayenin kahramanı bizleriz. Çevremizde yaşanan kötülüklere gözlerimizi ve kulaklarımızı kapatarak, açlıktan ölen insanlar varken lüks restoranlarda acaba ne yesek diye düşünerek, muslukları açık bırakıp suyun sonsuz olduğunu sanarak bizler bu hikayenin kahramanı oluyoruz.
Bu yüzyılın adını israf koymalı. Yediğimiz yemeği, içtiğimiz suyu, giydiğimiz kıyafeti biz aslında zamanı israf ediyoruz ve israf ettikçe insanlığımızı kaybedip kör oluyoruz. Bir süre sonra körlük normal olurken görmek anormalleşiyor.