456 syf.
·7/10 puan
Yıl 2493...
Ömrü uzatmak için insanların klonlandığı bir dünyadayız. Bedenleri ölünce tekrar klonlanıyorlar ve hukuken yeni bedenle tekrar hayata devam eden klonlar, eski klonu ölmese bile yok ediyorlar.

Dünya'nın yaşanabilir alanlarını kaybetmekte olmasından dolayı, zenginler güçleri yettiği için Dünya'dan ayrılmış, yaşama uygun Artemis gezegenine yerleşmişlerdir. Aynı şekilde bu amaçla yola çıkan iki bin kişi, geminin kargo bölümde uyuyarak yolculuğa başlar. Gemide ayrıca Yapay Zekâ ( IAN) ve altı kişilik mürettebat vardır. Amaçları dünyadan aldıkları insanları Artemis gezegenine götürmek.


Uyandıklarında eski klonları biri tarafından öldürülmüş ve etrafa kan sıçramış halde bulurlar. Sadece birinin klonu ölmemiş, revirde, komada. Kanlı kaplı bıçak havada süzülmekte ve cesetleri birçok bıçak yarası almış. Yapay zeka (IAN) 'daki tüm kayıtlar silinmiş halde. Klonlama bölgesinin yazılımı da silinmiş olduğundan, eğer başlarına bir şey gelir ve ölürse tekrar klonlama imkanı olmadığından hepsi ölmüş olacak. Bir daha klonlanma ihtimalleri olmayacak. Eski anılarına sahipler fakat hatırladıkları son anıları da öldürülmelerinden önceki birkaç saat. Kaptan dahil, gemide bulunan herkes şüpheli. En kötüsü de yirmi beş yıldan fazla süredir uzaydalar, rotalarından çıkmış durumdalar ve gereğinden daha az gidiyorlar. Unutulan anılar, bozuk bir Yapay Zekâ, katil kim sorusu? İçlerinden biri katil ve bunu öğrenmek için ilk hedefleri IAN'ı çevrimiçi yapmak.

Kitap ara ara ortalama 200 yıl öncesine gidip geliyor. Geri dönüşlerde karakterleri tek tek tanıyoruz. Heyecanlı bir kitap düşüncesiyle romana başladığımdan olsa gerek, bana biraz yavan geldi. Yani gerilimi tırmandırma ve merak uyandırma gibi özellikleri yoktu fakat yine de kendini okuttu.