Gönderi

9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2020 12:32
basit bir kitaptı. basit ve sade, bu yüzden de nobel alacak kadar başarılı; çünkü olaylar basit ve sade bir zihinde geçiyor, bir başuşağın zihninde. üzücü bir olay oluyor, tek bir teşbih, detaylı bir betimleme yok. stevens'ın, yani başuşağımızın başına üzücü bir şey gelse bile, neredeyse bir robot kadar kayıtsız kalır bu duruma, onun hayatındaki tek odağı işi ve işinin gerektirdikleridir; işinin özünde "vakâr" vardır ve vakâr, "elbiselerini kimsenin yanında çıkartmamak," demektir. ancak bana öyle geldi ki, stevens elbiseleri üzerine giymekten ziyâde yapıştırmış, çünkü kendi içinde bile çıkartamıyordu bu elbiseyi, işi haricinde, kendi hayatına karşı bile oldukça kayıtsızdı. hislerini kendi dahi düşünmeyeceği kadar bastırmıştı, diye yorumladım ben bunu kendimce ve bu da ona fena şekilde ısınmama sebep oldu. ⠀ kitapta ingilizlerin nezâketi, en azından ingiliz asilzâdelerinin nezâketi çok iyi işlenmişti. bazı incelemelerde, asilzâdelerin hatalarından döndükten sonra bununla ilgili pişmanlıklarını dile getirmeleri sebebiyle, ingiliz asilzâdelerinin alçakgönüllülüğüne de işaret edildiği söylense de, buna katılmıyorum. kendi içlerinde/kendi tabakaları içinde alçakgönüllü olsalar bile, diğer herkese karşı nâzik olmaktan öte bir şey değiller; halk tabakasının oy hakkını küçümsemelerinden anlıyoruz bunu. bu konu çok çetrefilli, oraya hiç girmeyeyim. ⠀ stevens'ın yıllar boyunca hizmet verdiği darlington malikanesinde çok sık siyasi görüşmeler yapılıyor, ancak stevens bunlara karşı, konuklara hizmet etmek, odaları ayarlamak, servis yapmak gibi basit işler haricinde alâkadar olmuyor, konuyu merak dahi etmiyor. hâtta eve gelen daha genç bir misafir, onun bu kayıtsızlığına sinirlenerek, ona bu evde olan önemli şeylerden hiçbirini mi merak etmiyor olduğunu sorduğunda, bunun işine dahil olmadığını söylüyor, özür beyan ederek. bu zaman zaman beni de oldukça sinirlendirdi, ama stevens, sadece işini hayatının merkezine koymuş bir başuşaktı ve bu yüzden derinliği de, amacı kadar, bu kadardı. kişiliğiyle mesleğini o derece bağdaştırmış ki, kitap boyunca ilk adını bile öğrenemiyorsunuz, bu beni oldukça üzdü. bayan kenton'ın, "neden, neden hep olduğunuzdan başka türlü görünmek zorundasınız bay stevens?" isyanı beni çok etkiledi. stevens, zihninde bile olduğundan farklıydı bence. bu yüzden de, bu kitapta insanı etkileyen şey anlattıkları değil, anlatmadıkları.
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma
·
4 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Pişmanlık kelime olarak bir kere bile geçmiyor ama nasıl hissettiriyor kendini! Öte yandan adanmışlığı da eleştiriyor kitap, kendi olamadan adanmak hiçbir yere varmıyor.
sora
Gönderi Sahibi
kitap hakkında okuduğum en doğru yorumlardan biri. ağzınıza sağlık.