Puan vermedi·96 syf.··
2020 24. kitabı
Merhaba :) Nasılsınız? Ben ödevlerle boğuşuyorum bu sefer final ödevleri. Okul olsa bu kadar zorlanmazdık cidden ama okul olsa bu kadar yüksek notu alamazdım muhtemelen. Ödevlerimi çok önemseyerek yaptım ve yapıyorum notlar yüksek geldi şükür, sadece birinde hayal kırıklığı yaşadım ama sorun değil. Ramazan da bitti. Biz bir hafta daha oruç tutacağız inşallah. Ödev yapmaya halim olmadığı için iki kitap okudum yattığım yerden. Bu sayede bu ayki okuma listemi tamamlamaya yaklaştım. Bu kitabı sevdim. Zweig yine klasik bir olayı çok iyi anlatmış. Karakterlerin tüm duygularını içimizde hissettiriyor, olayları zihnimizde çok iyi canlandırıyor. Yazarın en sevdiğim kitapları arasına girdi bile :) 12 yaşındaki Edgar’ı anlatmış bu defa. Edgar hasta ve yalnız bir çocuk. İlgi ve sevgi bekliyor ama kimse ona beklediği şeyleri vermiyor. Otelde annesiyle kalıyor ve hiç arkadaş olacağı birileri yok. Yetişkinlerle konuşmaya çalışıyor ancak onlar da Edgar’ı uzaklaştırıyorlar. Tam o sıralarda otele bir baron geliyor. Tatilini zevkli kılacak kaçamaklar bulmaya çalışıyor. Kadınları çabucak etkileyen birisi. Kadınların evli olup olmadığı da onu ilgilendirmiyor. Oteli gözlemleyince hasta çocuğun güzel annesi dikkatini çekiyor. Edgar’la tanışıp hızlı bir arkadaşlık kuruyor. Edgar da annesi ile Baronu tanıştırıyor. Adam istediğini ele geçirmeye az kaldığını hissediyor ve yasaklar da onu iyice cezbediyor. Kadın ilk başlarda çekingen olsa da o da adamın niyetini fark ediyor. Üçü çok iyi vakit geçiriyorlar. Bir süre sonra çocuğu yanlarında istemiyorlar ve onu uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Edgar bu duruma çok üzülüyor ve sinirleniyor. Annesinin tek arkadaşını ele geçirmesine gıcık oluyor. Sonradan adam ve annesi arasındaki o sırrı öğrenmeye çalışıyor. Çocuk olmaktan nefret ediyor, hayatını sorgulamaya başlıyor. Edgar'a çok üzüldüm. Yetişkinlerin çocuklara sürekli sen sus karışma, git uyu demesi çok hüzün verici cidden. Halbuki çocuklar ilişki kurmak, konuşmak, anlaşılmak ve sevilmek istiyor. Onları çoğu zaman bunlardan mahrum ediyor yetişkinler. Bir çocuğun yavaş yavaş büyümesini, insan ilişkilerini anlamlandırma çabasını, tek istediği ilgi ve sevgi görmekken yalnızlığa terk edilişini anlatıyor. Sonu beklediğim gibi değildi ama Zweig uygun bir son yapmış. Ben olsam annesinin cezalandırılmasını isterdim. Ama Zweig bazı hikayelerinde vurguluyor, herkes ikinci bir şansı hak eder. Korku kitabında olduğu gibi mesela. Çocuğun bakış açısını bize yansıtmaya çalışan kitapları seviyorum. Büyüdükçe çocukluğumuzu unutup, o masumiyeti o hayal gücünü geride bırakıyoruz. Bize çocukları anlatan ve çocukluğumuzu hatırlatan eserleri seviyorum bu yüzden. Zweig’ın tarzını sevenler okumalı ve klasik bir konuyu güzel cümlelerle okumak isteyenler kesinlikle şans vermeli :) Kitabı #birlikteheraybiryayınevi grubumda okumak için seçtim. Gruba girmek isteyen Kitaplarm_ve_ben ‘e dm atabilir. Mahmut Divanİ_DİYARLAR İNSTAGRAM ADIM. BLOG ADRESİM: farklidiyarlarayolculuk.blogspot.com
1000Kitap
Yakıcı SırStefan Zweig · Puslu Yayıncılık · 202051,4bin okunma
·
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.