·172 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Mayıs 2020 14:50 Hikayenin kahramanı, kendisinden mütevazi anlatıcınız diyerek bahseden Alex bize başından geçen hikayeyi kendi ağzından monolog tarzında anlatıyor. Hikaye, 3 tane yandaşı olan arkadaşıyla oluşturduğu bir holigan, çete grubunun işlediği şiddetli olaylar ve kötülüklerle başlıyor. İçtikleri uyuşturucu maddeli içeceklerin etkisiyle de birlikte iradelerini kaybedip içlerinden de birikip taşmakta olan kötülük eğilimlerini ortaya savurarak dökmelerine şahit oluyoruz. İçinde barınan şiddet ve kötülük eğilimini, sanat ve müzik zevkiyle birlikte taşıyan ilginç kahramanımız çetenin lideri olan Alex’in birbirinden farklı dinlediği klasik müzik eserlerini de keşfedip, kitaptan edinilecek kültürel kazançlar arasında bulabilirsiniz. Yaşadığı toplumun da görüntüsünü anlatan Alex sanki aynı zamanda günümüzün de tablosunu bizlere aktarıyor gibi.
Kitabın ismi de çok ilgi çekici portakalın organik özelliği ile insana değinilirken, otomatik kelimesiyle de makine özelliğine vurgu yapılıyor bu başlık kitaba uygun bulunuyor ve ortaya, makineleşen bir insan anlamlı bu başlık sunuluyor.
Başlangıçta karakterler beni sinir etti ve anlamsızmış gibi geldi. Ama daha sonra devam ettikçe konuyu kavrayıp kitabın içinde buldum kendimi. Ana fikir ve konu harika işlenmiş. Kitap “iyilik ve kötülük” kavramlarını, “şiddet, suç ve ceza” üçgeninde değerlendiren bir roman. her ne kadar kitapta sürekli argo ve aynı kelimelerin kullanılması göze batsa da bence okunmaya değer.