Merhaba dostlar
.
Edebiyatın en önemli eserlerinden olduğu söylenen bu kitabın ilk bölümünde, dünyanın en ünlü sinoloğu yani Çin dili uzmanı Dr. Peter Kien ile tanışırız. Yirmi beş bin kitabıyla kütüphaneye dönüştürdüğü evinde yaşayıp çalışır. Kitaplar dışında önem verdiği ne başka bir şey ne başka bir insan vardır. Yanlış tanıdığı hizmetçisi Therese ile evlenir. Ve kelimenin tam anlamıyla hayatı kayar.
.
Tüm bunları müstehzi bir ifadeyle okurken ikinci bölüm başladı. Olaylar burada gerçekten çığrından çıktı. Herkesin her şeyi yanlış anladığı bir ortam oluştu. Yanlış anlamalar komedyası, diye geçti aklımdan. Meğer yazarın da niyeti böyle bir şey yazmakmış. Paranın kölesi olmuş, seviyesiz, kurnaz insanlarla doldu ortalık. Ben buralarda koptum hikâyeden.
.
Son bölümde de Kien'in kardeşi ortaya çıkıp her şeyi düzene sokmaya çalışır. Daha fazla uzatmamak için kısa geçiyorum.
.
Bitirdikten sonra eser üzerine yazılmış incelemeleri okuyarak, yazarın neyi neden yazdığını anlamaya çalıştım. Dümdüz okuyunca da olaylar ve insanlar karmaşasının olağanüstülüğünden etkileniyoruz zaten. Ama asıl anlatılmak isteneni, ben ancak bu şekilde anlayabildim.
.
Velhasıl çok zorlandığım ve çok az anladığım bir okuma deneyimi oldu. Ama bu kadar önemli bir eseri okumamak olmazdı. İyi ki okudum.
.
Sevgiyle kalın
.
.