·732 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Haziran 2020 15:44 Sevgili Umberto ECO,
İyi ki geçtin bu dünyadan.
Bir yanım iyi ki bu kitabı tanıdım ve iyi ki okudum derken diğer yanım bu kitabı bir daha ilk kez okuyamayacağım diye üzülüyor. Zaten yazar da kafasında değişik bir okuyucu tasarlayarak yazmış kitabı. “İlk yüz sayfayı okuyarak kefareti ödeyen okumaya devam etsin” demiş. Bazen diyorum “herkese okutturulmalı zorla da olsa”. Bazen de “hayır herkes okumasın ki bu ayrıcalık okuyanlarda kalsın” diyorum.
Yazar, “Ortaçağı, bizim geçmişimizi anımsamak için hep dönmemiz gereken çocukluğumuzdur” diye tanımlıyor. Bir manastırda 1327 yılının Kasım ayının son günlerini (7 gün) anlatmış gibi görünse de (III. yüzyılda bir filozof tarafından yazılmış ve tek nüsha olan el yazması kitabı korumak, saklamak ve bu uğurda işlenen cinayetler örgüsü anlatılıyor.) tüm bir Ortaçağ yaşatmış kitapta. Hem o çağda yaşamayıp hem de bu denli güzel anlatılabilirdi.
Yaklaşık 22 gün bana eşlik ettiğin için teşekkürler “Gülün adı”
Şimdi sıra filmini izlemekte.