·198 syf.····Okunma: 30 Haziran 2020 18:37 Kitap boyunca tam bir ergen kitabı diye düşünmüştüm açıkçası hatta tam erkekleri gençlik yıllarına götürebilecek cinsten. Ama kitabın bir yerinde kendimi buldum. Beni bağladı.
-sen olan hiç bir şeyi sevmiyorsun. Senin sevdiğin hiç bir şey yok - diyor kardeşi Holden'e.
Hepimiz bazen böyle hissetmez miyiz? Herşeyden herkesten nefret edip uzaklaşmak, kimseyle konuşmamak, görmek istemeyiz, hatta bazen yok olmak isteriz. Ama yapamayız, durumu kabullenip sessiz kalırız ve kendi içimizde sınırlı kalır bu isyanımız...
Kitabın anlatıcısı Holden da yaşadığı herşeyi okul hayatını, eğitim sistemini, okul arkadaşlarını, öğretmenlerini, kız arkadaşlarını, ailesinin tüm fertlerini içinde bulunduğu durumlar ile birlikte iç sesinde düşünür ya insan tüm çıplaklığıyla ne düşünürse öyle anlatmış. Sevgisini de nefretini de eleştirisini de görebiliyorsunuz. Hayata başkaldırıyor resmen...
Keşke gerçek hayatta da insanlar bu kadar açık olabilse diyeceğiniz bir kitap.... İyi okumalar...
#okudumbitti