Puan vermedi·%86 (248/288 syf.)· Yazar döneminin yönetim şeklini hayvanlar üzerinden anlatsa da okurken günümüzü görüyor ve gelecekte de güçlünün her zaman zayıfı ezmek isteyeceğini bunu da “minareyi çalan kılıfı hazırlar” misali ile ustalıkla kendini haklı göstererek yapabiliceğine şahit oluyorsunuz.
Oysa çiftlikteki tüm hayvanların tek isteği özgür olmak karın tokluğununa saatlerce çalışmamak, hayal ettikleri dünyada herkes gücü yettiği kadar çalışacak, kimse kimseden üstün olmayacak,sevgi ,saygı ve barış egemen olacaktı.Taaa ki domuzlar iktidar hırsına kapılana kadar.Hırs, kin, gurur domuzlara yaptıkları eziyetleri, haksızlıkları mübah gösterdi. Çünkü onlar zeki ve güçlüydü.Çiftliğin yönetiminden sorumluydu her şey onların sayesinde ilerliyordu. Yaşasındı domuzlar diğerleri hayvan gibi çalışırdı (!)
Hayvanlar özgürlük davalarına o kadar bağlıydı ki hangi ara her şeyi sorgusuz sualsiz kabul ettiklerini ya da artık esir hayatı yaşadıklarını bile fark edemeden ölüp gittiler.
Okurken bazen boğulacak gibi hissediyorsunuz neden tepki göstermiyorlar,her şeyi kabul ediyorlar diye sonra kendinizi sorguluyorsunuz aslında kendinizinde o ya da bu sebeple sustuğunuzu fark ediyorsunuz.
Ama biliyorum öyle bir dünyaya gideceğiz ki orada eşitlik ve adaletin terazisi hiç şaşmayacak tüm canlılar için.
Keyifli okumalar:)