Bir sabah uyanıyorsunuz. Ve eski sıradan basit hayat birden karmaşık bir hal alıyor. Belki bi davayla ya da büyük bir aydınlanmayla..Hiç tanımadığınız bir yargıç ve insanlar sürekli davanız hakkında konusuyor. Sahi neden davalısınız? Sorgulamanız istenmez. Tıpkı günümüz gibi. Yaptığımız işlerin kaçının farkındayız ki zaten sorgulayalım de mi?Delicesine uğraştığımız şeyler.. Gerçekten değer mi? Belkide yanlış yere takılıyor yanlış şeyi düzeltmeye çalışıyoruzdur. Belki de neyi düzeltiğimeye çalıstığımızı bile bilmiyoruzdur. Belki de hayat çok basittir aslında karmaşık hale getiren biziz, kurduğumuz planlar, düşüncelerimiz. Çırpındıkça batıyoruz belkide. Derin bi yalnızlık, boşluk ve çaresizlik. Belki de ortada olan sorun davadadır. Mahkemeye göre suçlusunuzdur. Yargıça göre ölmeniz gerek. Tanıdık geliyor mu? Kurulan mahkemeler, konuşan insanlar, sorunu düzeltmeye çalışan avukatlar,onlara göre yaptığımız adımlar. K. eğer o sabah kalktığında evine gelen insanları umursamayıp işine gitseydi ve suçsuz olduğunu ispat etmek zorunda hissetmeseydi nolurdu??