Kitapta 5 yaşındaki bir çocuğun hüzünlü yaşamı konu alınıyor. Kahramanımız yaşadığı olayları kendi ağzından anlatıyor. Yazar yaşananları ufacık bir çocuğun gözünden ne kadar da güzel anlatmış diye düşünürken buldum kendimi ; ki aslında kendi çocukluğunu anlattığını farkettim.
Minik kahramanımız oldukça hayalperest bir o kadar da fırlama, genel olarak haylazlığının başına açtığı olaylar dramatik bir dille anlatılıyor, sanki kendi kardeşinizmiş gibi üzülüp kurtarasınız geliyor Zeze’yi yani. Keyifli, okunması gereken hoş bir kitap bence. Araştırdığım kadarıyla bu kitabı sadece 12 günde tamamladığını söylüyor yazar, “Ama onu 20 yıldan fazla taşıdım yüreğimde.” diye de ekliyor.