marslılar tarafından yetiştirilen mike'ın insanları groklama (marsça, en yakın karşılığı "anlamak" olur sanırım) çabası. mike'ın insanlardan insanlığı öğrendiği ve onlara tanrı olduklarını öğrettiği hikaye güzel bir hikaye olmakla birlikte çok gereksiz ayrıntıların uzayıp gitmesi sonucu yorucu bir okuma tecrübesine sebep oluyor. çok güzel fikirler, dinler ve insanlık üzerine üzerinde düşünülmesi gereken önemli konular içeriyor aslında, ama bunun yanında rahatsız edici yönleri de var. özellikle cinsiyetçi yaklaşım kitaba dair en çok canımı sıkan şey. bu kadar saf ve temiz bir karakterin anlatıldığı hikayenin; "on seferden dokuzunda bir kadının tecavüze uğraması kısmen kendi suçudur", "bütün genç kadınlar birbirine benzer", ya da "bir kadınla evlenmek istiyorsan ona pahalı hediye alacaksın" gibi cümleler barındırması oldukça can sıkıcı. (cümleleri aklımda kaldığı gibi yazdım) böyle düşünceleri baş karakterlerin ağzına yerleştiren bir kitaba da sempatim azalıyor ister istemez. ayrıca güzelim hikayenin sıklıkla erotik bir bilimkurgu parodisine dönmesi de beni sıkan başka bir nokta. bir klasik olduğu kanımca şüphe götürmez ancak yine de stranger in a strange land denildiğinde ben ilk iron maiden şarkısı olanı hatırlayacağım.