·383 syf.····Okunma: 05 Temmuz 2020 10:07 Merhaba!
Bu sabah, Temmuz ayında okumak için seçtiğim ikinci kitap olan 'Son of a Witch'i bitirdim. Birkaç kere Gregory Maguire'ın 'The Wicked Years' serisinin ilk kitabı olan 'Wicked'i okumuş ve müzikalini yüzlerce kez izlemiş olsam da serinin devam kitaplarını okumamıştım ancak bu yaz seriye devam etme kararı verdim. Bu kitaptan sonra önümde iki kitap daha kalıyor.
Bu kitap konusunda, serinin ilk kitabı genel olarak favori kitaplarımdan biri olduğu için yüksek bir beklentim vardı ancak maalesef ne kadar güzel bir roman olsa da, bu yüksek beklentimi karşılayamadı.
Bu konu hakkında yazarın herhangi bir şey söylediğini görmedim, ancak serinin ilk kitabı 1995 yılında çıkmış ve ikinci kitap 2005 yılında çıkmış. Benim düşüncem yazarın ilk kitabı yazarken bir seri oluşturma niyeti olmadığı, ancak kitabın başarılı bir Broadway müzikali olarak 2003 yılında sahnelenmeye başlamasıyla devam kitapları yazmaya karar vermiş olduğu. Bundan dolayı da ilk kitap, olayların tamamı kendi içinde geçip sonuçlanan, çok iyi kurgulanmış ve sonuçlandırılmış bir kitap ancak sanki serinin devamı için önemli olan olayları çok büyük çoğunluğu bu ikinci kitapta kurulmuş gibi geldi. Bundan dolayı da bu kitabın çok da büyük bir beklentiyi karşılamamış olmasını anlayışla karşılayabiliyorum. Tabii bu benim düşüncem. Belki de yazar başından beri bunu bir seri olarak yazmayı düşünmüştür ancak ben bu şekilde düşünüyorum.
Bir yandan da aslında kitabın Wicked kitabından farklı bir halde olması da biraz mantıklı geliyor bana, çünkü roman boyunca bir yandan da Liir (Elphaba'nın oğlu)'in kendi sesini ve kişiliğini bulup, bir yandan "Elphaba olsa ne yapardı?" düşünceleriyle boğuşurken, bir yandan da "Ben şu an ne yapmalıyım?" karmaşasına düşmesini takip ediyoruz. Bundan dolayı Wicked ne kadar Elphaba'nın hikayesi ise, Son of a Witch de o kadar Liir'in hikayesi.
Liir'in hikayesini takip etmek hem bu açından, hem de Elphaba'nın aksine, Liir'in belli sınırlara sahip bir hayata sahip olmamasından dolayı biraz ilginç. Elphaba, hayatı ne yöne giderse gitsin, L.Frank Baum'un orijinal eserindeki gibi bir kova suyla eritilme sonuna mahkumken, Liir için, kitapta kendisinin de söylediği gibi her şey yeni başlıyor ve hikayesinin bir sınırı yok. Bu roman da çok açık uçlu bir şekilde bitiyor, bundan dolayı da gelecek kitapları okumak ve hikayenin nasıl sonuçlanacağını görmek için çok heyecanlıyım!