Puan vermedi·132 syf.····Okunma: 06 Temmuz 2020 06:04 Akıl hastanesinde, hastaların yazdığı şiirlerden oluşan dikkat çekici bir kitap.
Aslında şiir yazmalarına, yazıyor olabilmelerine şaşırmadım. Şiir yazmak için duyarlılık olması gerektiğini düşünüyorum. Zira Edgar Allan Poe deliliği şöyle tanımlar : "Delilik sandığınız şeyin sadece duyuların fazla keskinleşmesi olduğunu söylememiş miydim ben size?" Yine de delilik demeyip zarifane bir deyişle "aklını yad ellere emanet etmiş kişi" diyelim. Hangimiz aklımızı başka başka şeylere emanet etmiyoruz ki. Bazen aklımızı telefonlara emanet edip yaşamın tadına varmayan da bizler değil miyiz? Bunları hemen kendimizi bu tanımlardan uzak tutmamak için hatırlatıyorum :)
Sadece duyarlılık değil tabi ki muhakkak dertleri de vardır. Sahi bunca dert arasında delirmemek büyük çılgınlık :) Kitaptaki bir şiir şöyle anlatıyor ordaki hastaları:
"Kimi garip
Kimi Veli
Kimi deli
Birlik şu ki:
Hepsi birbirinden dertli
Ağlayanı var
Güleni var
Bağıranı var
Anlaşılan, evet anlaşılan
Olmamış hiçbirine
Talihleri yar." Talihi yar olsa muhakkak hayat hep güzelliklerle gelecek ve ordaki hiçbir hasta delirmeyecekti. Kim bilir hepsinin ayrı ayrı ne hikayeleri vardır. Mesela bir şiirin sonunda derleyenin şöyle bir notu var "Bu şiirin sahibi günde (16) paket sigara
içer. Nasıl ve niçin içtiğinin hikâyesi bir hayli uzun" o kadar merak ettim ki hikayesini. Hatta belki de kafamda bir hikaye oluşturdum :) Hayal gücümüz de devreye girmiş oldu.
Kitapta birkaç yerde "fren"kelimesi geçiyor. Kendilerini freni patlamış gibi hissediyorlar. Her şeyi sonuna kadar bu şekilde yaşayabiliyorlar Hiçbir şeyin sınırı yok. Delilik boyutunda ileri gidebilecek cesareti gösterebilmişler. Ama hiç onları delirtenlere kızmamışlar. Sadece bazen bir insanı değil de ağacı en iyi dost edinmişler. Sırlarını ağaçlara mi fisıldadılar acaba :)
Velhasıl insan zihni cok karmaşıktır. Şiirler o karmaşayı görme imkanı da vermiş bizlere. Nasıl hissediyorlarsa direkt öyle yazmışlar. Hatta bazı hastalar siirlerine isim vermek istememiştir. Şiirlerden samimiyeti iliklerinize kadar hissediyorsunuz.
"Orda herkes çocuk herkes dünya kadar."
Son olarak
" Ben deliymişim ondan sana ne
Sen çok akıllıymışın sanki bana ne"