Gaiplerden gelen sesler, beyinde kopan fırtınalar, çekilen çile ve bu çileden duyulan ızdırabın yanında ki haz. Bunu görebiliyorum seni sen yapanın bu olduğunu biliyorum Ahmet Necip. Ve o kadar iyi anlıyorum ki seni, yada anladığımı sanıyorum sadece.
Büyük buhranlar yakıcı bir iç ateş etrafında şekillenen yıllar ve “Efendim” dediği efendisine bağlılık. Yorum yapmaya da çok müsait değil. Ancak hissedilebilir bir eser çünkü yazılırken mantık ve üreticisi iradeden eser yok. Kalemi tutan belki el ama yazdıran yürek olmuş. Belki de bu sebeptendir okurken hissetmemiz. Üstadı okumak güzel, hele birde karşısına oturup dinlemek...