Harika bir kitabın yorumuyla geldim! Eğer storylerimi takip ediyorsanız birkaç gündür Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ni okuduğumu biliyorsunuzdur. Hem olaylar hem de karakterler hakkında uzun uzun konuşmak istediğim bir kitap. Beyoğlu'nun En Güzel Abisi yılbaşı gecesi Tarlabaşı'nda bir adamın öldürülmesiyle başlıyor. Başkomser Nevzat ve ekibi (Ali ile Zeynep) soruşturmanın başına geçiyor ve bitmeyen bir koşuşturma başlıyor. Daha önce Ahmet Ümit okumamıştım ve okuduğum ilk romanının beni bu kadar içine çekmesi, olaylara karşı hassasiyeti büyüleyiciydi. Olaylardan kastım Gezi Parkı ve 6-7 Eylül olayları. Karakterleri ince ince işleyip olayların içine koyması çok etkileyiciydi. Hiçbir karakter için "Gerçek hayatta böyle insanlar yok, bu olaya böyle tepki verilmez" demedim. Hem olaylar hem karakterler çok içimizdendi. En çok etkilendiğim ve kendime en yakın bulduğum karakter Nazlı'ydı. Güçlü bir karakter olması ve bir başkomsere de bir sokak çocuğuna da aynı şekilde davranması gönlümü fethetti. 454 sayfa boyunca Başkomser Nevzat'ın yanında olayı çözmeye çalışıyor gibiydim. İnsanlara karşı tutumu, düşünceleri, arkadaşlarına olan güveni beni kitaba daha çok çekti. Katil beklediğim kişi çıkmadı ama tam olarak kimi bekliyordum ondan da emin değilim :). Kitap boyunca kafamı en çok kurcalayan polisiye romanı yazarı komşu oldu. Bir sonraki kitapta onun da açıklığa kavuşacağını düşünüyorum. Bu yaz mutlaka diğer kitapları da sipariş edip Başkomser Nevzat'ın hikayesine başından dahil olacağım.