·204 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Temmuz 2020 04:00 İçimizde yaşadığımız karanlık yönümüze, kimseye göstermek istemediğimiz gölgelerimizi (İçimizde karanlık yönümüze, Carl Jung 'Gölge Arketip' demiş.) baskıladıkça karanlık yönümüzün bizi eser alıp sonuçlarının yıkıcı olacağına dair harika bir eser ortaya koymuş değerli kalemdaşım. Karakterlerin psikolojik analizleri, bir tarafın iyi ve adaletli olması karşısında diğer tarafın kendi karanlığı içinde kayboluşu, çocukluk travmalarını, sevgisizlik içinde kendince çözüm bulduğu iyilik anlayışını ne kadar kötü olursa olsun yaşamadan nasıl anlayabiliriz?
İyilik ve kötülük ne kadar iç içe girmiş olabilir? Bir kişinin anlayışına, sebeplerine, yaşanmışlıklarına göre diğer kişinin kötü olarak adlandırdığı olaylar gerçekte bize neler hissettirir?
Kitap bu konular üzerine harika bir kurguya sahip. Üç ana karakter olan, Cinayet Büro Amiri Kaan, eşi Sıla ve kızları Mısra'nın ağzından yaşananları, duygularını, olaylara bakış açılarını okumak oldukça merak uyandırıcıydı.
Cinayet Büro Amiri olan Kaan üç ay önce başlayan cinayetleri soruştururken katilin kurbanlarını nasıl seçtiğine dair elinde hiç bir ipucu olmamasına rağmen soruşturmasını devam ederken, yazarın Kaan'ın eşi Sıla ve kızı Mısra'nın kendi hayatları hakkında verdikleri bilgilerle onların duygu, düşüncelerini ustalıkla eserine yansıtmış. Ayrıca bilimsel verileri kullanması kitaba değer katmış.
Lidya Nasman dünya ve ülkemizin güncel konularını ustalıkla harmanlayıp kurguda boşluk bırakmadan eserini tamamlamış.
Polisiye bir eser olduğu için daha fazla spoi vermeyeyim :)
Polisiye seven tüm okurlara üç farklı karekterin ağzından yazılmış bu eseri okumalarını tavsiye ederim....