Yazarın bu ustalık eserine bir cümle ile inceleme yapacak olsam mutlaka bu cümle: ''Susuzdum Halil Cibran'ın okyanusunda Ermiş'in bilgeliğiyle kana kana su içtim. '' olurdu.
Okumama, arkadaşımın kitaptan bir alıntı yapması vesile oldu. Hemen kitabı aldım ve bittiğinde de iyi ki de almışım ve okumuşum dedim. Her ne kadar geç kaldığımı düşünsem de bende harika bir tat bıraktı.
Kişisel gelişim niteliğindeki bu eser yazarın birçok konuya dair düşüncelerini, deneyimlerini ve önerilerini içeriyor. Her satırını alıntıladığım, aldığım zevki tekrar tekrar almak için birçok kez okuduğum bir eserdi. Aynı zamanda da dersler çıkardığım bir eser. Birçok yerinde yazar ile aynı düşüncede olduğum içindir belki de bu kadar bayıla bayıla okumam...
Mutlaka okunması gereken dili oldukça kuvvetli, akıcı ve okuyucuya bilgi veren bir eser.
Ve o alıntı:
''Çocuklarınız gerçekte sizin çocuklarınız değil,
Hayat'ın kendini sürdürmeye karşı duyduğu arzunun kızları ve oğulları onlar.
Sizin aracılığınızla gelirler dünyaya ama sizden gelmezler.
Sizin yanınızdadırlar ama size ait değillerdir.
Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi asla.
Çünkü onların kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini barındırabilirsiniz bir evde ama ruhlarına sözünüz geçmez.
Zira geleceğin evinde yaşar onların ruhları
Ki sizler düşlerinizde bile giremezsiniz oralara.
Onlar gibi olmaya çalışın isterseniz ama
Sakın ola ki benzetmeye çalışmayın onları kendinize
Çünkü hayat ne geriye döner, ne de geçmişle oyalanır.
Sizler çocuklarınızın birer canlı ok gibi fırlatıldığı yaylarsınız,
Ama yayı gerendir asıl, sonsuza giden yoldaki hedefi gören
Ve O'dur oklar uzaklara hızla gidebilsin diye, tüm gücüyle esneten sizi.
Öyleyse bırakın kendinizi, esneyin seve seve yayı gerenin elinde
Çünkü O, okun hızlısını sevdiği kadar, yayın güvenilir olanını da sever.''