Lübnan asıllı yazar Halil Cibran’ın bize armağan ettiği Ermiş, gerçek anlamda bir başucu kitabı. Okudukça insana şunu fısıldıyor: Duygularını ilmek ilmek örmeli, her şeyin yerini ve zamanını bilmeli. Hayatta bize aitmiş gibi görünen pek çok şeyin aslında bir emanet olduğunu hatırlatıyor. Her insan kendi sorumluluğunu taşır; bize düşen ise bahşedilenlerle nasıl yaşayacağımızı öğrenmektir.
Cibran, felsefe ile şiiri iç içe geçirerek bilge bir sesle konuşur. Kitaptaki bilge karakter El Mustafa aracılığıyla hayata, insana ve ilişkilere dair derin nasihatler verir.
Yorumum
Ermiş, dostluk, sevgi, aşk, aile, çocuk ve daha pek çok insani bağ üzerine düşündüren bir eser. Her bir ilişkiyi, insanın iç dünyasıyla bağlantılı olarak ele alıyor. Çünkü her insan, kendi içinde ayrı bir dünya taşır. Peki biz ne kadar bu dünyanın farkındayız? Bize verilen içsel zenginliğin ne kadarını görebiliyoruz?
Kendi benliğimizi tanımak, anlamak ve bulmak için Ermiş mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. Nasıl ki hamur yoğrulup belli süreçlerden geçerek pişer ve olgunlaşırsa, insan da ilişkiler ve hayat tecrübeleriyle şekillenir. Duygularımız, bağlarımız ve değerlerimiz de zamanla anlam kazanır.
Bu kitap, sahip olduklarımızın kıymetini bilmeyi; bağlı olduğumuz insanlara ve bize emanet edilen duygulara daha bilinçli yaklaşmayı öğretiyor.
Kısacası Ermiş, insanın hem kendisiyle hem de hayatla olan bağını yeniden düşünmesini sağlayan, zamansız bir bilgelik eseri.