Yine sevgili Özge'nin tavsiyesi üzerine Halil Cibran'dan okuduğum ilk eserdi. Okumaktan zevk aldığım felsefe'nin edebi dille yapılması ise bir okuma ile harcanamayacak kadar etkili... Eserin hacmi ile ağırlığı ters orantılı, hızlı bitiyor ancak üzerine yavaş yavaş düşünülmesi gerekli.. Bazı konularda uyuşmasak da özellikle, güzellik, zevk, zaman ve eğitime dair düşünceleri zihnimde yankılanıyor...
Altı çizilmeye değer pek çok cümleye ev sahipliği yapan kitap; adalarında 12 yıl konaklayarak kendilerinin bir parçası haline gelmiş filozofun bilgi birikiminden son kez yararlanmak isteyen halkın soruları ve değerli filozofun bu sorular karşısında düşünce ve tutumları üzerinden ilerliyor.
Paylaşılan şeyler, yaşamımızın her anında aklımızda bulunması gereken nasihatler niteliğinde. Benim de kendime çokça pay çıkardığım bir kitap oldu.
"Kalbiniz, hayatınızda her gün gerçekleşen mucizelere meraklı olabilseydi, tıpkı sevinçleriniz gibi acılarınızın da muhteşem olduğunu görürdünüz" diyor sevgili ermiş. Bu cümle, üzerinde düşünülünce çok etkileyici ve anlamlı geldi. Çünkü gerçekten de hayatta yaşadığımız her an, bizim şuanki davranışlarımızı belirleyerek karakterimizde derin izler bırakan bir öneme sahiptir. İnsan, karakterinde en çok sevinçlerine odaklanır ancak hüznümüzdür bizi biz yapan. Çektiğimiz acılardır hayatımızı yönlendiren. Ve biz acılarımızla ne kadar barışık olursak o kadar 'biz' oluruz. Başta insan acıya muhteşem der mi hiç, dedim. Ama sonra düşündüm. Evet, dökülen gözyaşları çokça can yaktı ancak arkasından gelen mutluluğun da kapısını araladı. Evet, ruhumuzu incitti ancak çıkarılması gereken birçok dersi de aklımıza kazıdı. Belki hayatımıza giren insanları da değerlendirmemizi sağladı. Biz o acıları çekerken yanımızda olanla olmayanı da ölçtük, verilen teselliyle huzur bulmayı da tattık, o kötü anda bir darbe daha vurarak çekip gideni de gördük. Ve bize bunları katan, hayatı sorgulatan, o burukluklarımızdı.
"Keder, varlığınızda ne kadar derinleşirse o kadar çok neşe barındırabilirsiniz içinizde." diyor filozofumuz. Çokça hak veriyorum kendisine. Hüznümüz aşındırıyor ruhumuzu, ancak sonrasında aşınan yerlere ferahlatıcı sular doluyor, çiçek çiçek açıyor ve
ErmişHalil Cibran · İndigo Kitap · 201985,2bin okunma
Bazı kitapları bitirmemek için yavaş yavaş okursunuz, her cümlesini sindirmeye, her satırın üzerinde vakit geçirmek için zaman yaratırsınız kendinize. Kısa bir kitapta olsa upuzun bir yoldan geldiğimi hissettim sonuna geldiğimde. Bu hissi her kitap yaşatmaz insana, ben de uzun bir süre sonra bu hissi yaşadım. Her cümlenin altını çizmek, üstünde durmak istedim. Çünkü bu cümleler bireylerin hayatında eksik yanlarını düşündürmeye davet ediyor. Eminim ki her okuyucu kitabı okurken kendini bulduğu bir cümle, bir paragraf vardır. Kendimizi bulduğumuz bu paragraflar, eksikliğini en çok hissettiğimiz boşluğumuzdur aslında. Kitabı bitirdiğimde kendimi, hayatı sorguladığım gibi çok şey de kattım. Bir kitaptan daha fazlası diyebileceğim bu kitapta hayatın anlamını, insan yaşamını oluşturan unsurları kısacası insan özünün felsefesine dayanan bir kitap okudum.
Bizim kendimizi bulmak adına, hangi yola girmemiz gerektiği hakkında bilgi vermek değil de bu yolu nasıl bulmamız gerektiği hakkında fikir oldu. Okurken hayatınızı ve insanları sürekli sorgulayacağınız, düşüncelerinizi yeniden ölçüp biçeceğiniz öğütler ile dolu. Hiç bitmemesini istediğim bu yolculuğun daha uzun olmasını, daha doğrusu hiç bitmemesini isterdim. Her kitapta cümleler çizersiniz ama o cümlelerden herkes ders alamaz. Bu kitap, felsefesi ve öğreticiliği ile her bireyin okuması gereken başucu kitaplarından biri olmalı.
.
"İnsan uzaklaşamadığı sürece gerçekten nasıl yakında olabilir?"
"Konuşan ben miydim? Ben ayrıca bir dinleyici de değil miydim?"
" Zamanı, kıyısında oturup akmasını seyredeceğiniz bir dere yaparsınız. Oysa içinizdeki zamansızlık, hayatın zamansızlığının farkındadır. Dünün, bugünün hatıraları; ve yarının, bugünün rüyası olduğunu bilir. "
" Neşeliyken kalbinizin derinliklerine bakın; sizi şu an
yarısına geldim ve kitapta çizilmedik yer bırakmadım. çok keyifli bir kitap 1 saate biter zaten, kitap okuma alışkanlığı kazanmak isteyen kişiler için önerebileceğim bir kitap
harika bir kitaptı, halil cibran'nın ilk okuduğum kitabıydı. ayrılacağı orphalese kentindeki insanlara verdiği öğütlerden oluşan bir kitap. öğütlerini okurken derin bir okyanusa dalarmış gibi hissettim kendimi, anlamlandıramadığım, anlamlandırsam bile bir sonuca çıkaramadığım; derin, felsefik bir okyanus bu. okurken insanlara bir şeyler sorgulatmalı kitaplar, bu kitapta tam böyle bir kitap işte. okunmalı, okutulmalı, sakin bir kafayla ama.
Halil Cibran’ın şairane bir üslupla yazdığı nasihatnameyi andıran kitabına bayıldım, bir El Mitra adındaki ermişin nasihatleriyle geçiyor.Akıcı, güzel bir kitap. İyi okumalar:)
Sanırım 3. Okuyuşum ve arada okunması gerektiğini düşündüğüm bir baş ucu eseri.
Halil Cibran'ın şairane anlatımı ve üslubu çok yerinde ve yoğunlaştığı temel konular,
üzerine derince mülahaza edilecek ana başlıklar var . Bu bakımdan sosyolojik aynı zamanda edebî yanı güçlü bir eser.
Kimilerine göre belki sadece nasihatnâme gibi görünebilir bu cümleler lakin her cümlesi üzerine ayrıca konuşulası özel bir eser "ERMİŞ"
Başarılı ve pek çok dile çevrilmiş olan yazarın diğer eserlerine de göz atabilirsiniz
İyi okumalar..
ErmişHalil Cibran · İndigo Kitap · 201985,2bin okunma
Hayatımızın olmazsa olmaz kavramları üzerine soru soran Orphalese halkı, kısa ama derin ve etkili cevaplar veren El Mustafa’nın hazine değerindeki öğütlerini mutlaka okumalısınız. Hatta herkese okutmalısınız.
ErmişHalil Cibran · İndigo Kitap · 201985,2bin okunma
Lübnanlı yazar Halil Cibran tarafından yazılan 64 sayfadan oluşan dünyaca ünlü bir kitaptır. Eserde El-Mustafa (ermiş) isimli bilge ve birikimli adamın on iki yıl boyunca yaşadığı Orphalese adasından ayrılması üzerine ada halkı son kez sorular sormak isterler. Hayata dair sorulan bu soruların her birinin cevabı bakış açımızı geliştirecek niteliktedir.
Aslında sayfa sayısına rağmen bir oturuşta bitmeyecek türden bir eser. Her cümleden sonra insanın derinlemesine düşünmesine ve sorgulanmasına sebep oluyor. Öğüt niteliğinde olan bu kitap her dönem okunacak ve herkesin kendinde bir şeyler bulabileceği türden bir eser.
Keyifli okumalar dilerim:)
Kitabın her cümlesi her paragrafı alıntı değerinde. Herkese hitap edecek bir kitap. Okuyacak olan herkese tavsiyem, her zaman sakin kafayla okumasını, yoksa anlatılan çoğu şeyi kaçırmış olursunuz . Çünkü bu kitap ders kitabı niteliğinde kaleme alınmış. Düşüncelerim bu şekilde.
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.