Halil Cibran “Ermiş” isimli eserinde Orfalis kentine gelmiş olan Ermiş El Mustafa’nın kentten ayrılmadan önce halkın “Aşka, Evliliğe, Çocuklara, Vermeye, Yemeye ve İçmeye, Çalışmaya, Sevince ve Kedere, Evlere, Giyim Kuşama, Almaya ve Satmaya, Suça ve Cezaya, Yasalara, Özgürlüğe, Akla ve Tutkuya, Acıya, Kendini Bilmeye, Öğretmeye, Dostluğa, Konuşmaya, Zamana, İyiye ve Kötüye, Duaya, Zevke, Güzelliğe, Dine, Ölüme” dair bilgilerini paylaşması istediği üzerine El Mustafa’nın halka bilgilerini paylaşmasını aktarmıştır.
Halil Cibran’ın “Ermiş” isimli eseri hacim olarak küçük olmasına rağmen içeriği ve içerdiği anlamlar bakımından kalıbına sığmayan ve bir o kadar da derin anlamları olan bir o kadar da sade, yalın ve akıcı bir üslup ile yazılmış olağanüstü bir eserdir. Herkesin zamanı geldiğinde okuması ve okutturması gereken bir eser. Bu eseri okurken ruhunuzun ve kafanızın dingin olmasına dikkat edin ki Ermiş’in o dipsiz okyanusunda kaybolabilme şansınız olsun.
“Anlamazmış meğer sevgi, ayrılık saati gelmeden kendi derinliğini.”
.
“Aşk verdiğini kendisinden verir, aldığınıda kendisinden alır.”
.
“Servetinizden verdiklerinizin pek hükmü yoktur, ancak kendinizden verdiğinizde bir şey vermiş olursunuz.”
.
“Miskinlik, sonsuza doğru görkemli adımlarla ve onurlu bir teslimiyet için ilerleyen hayat kafilesinden kopmak ve mevsimlere yabancılaşmak demektir.”
.
“Kederinizin maskesi düşmüş halidir aslında sevinciniz.”
.
“Sevinçli olduğunuzda bir göz atın kalbinizin derinliğine, göreceksiniz ki sizi sevindiren şey, size keder verenin aynısıdır. Kederlendiğinizde de girin kalbinize ve görün ki sizi sevindiren şeydir aslında gözyaşlarınızın nedeni.”
.
“Özgürlük tutkunuzun sizi bir koşum takımı gibi bağladığını gördüğünüzde ve ondan bir hedef ya da gerçekleşmesi gereken bir arzu