Tanrım! Sen bana hiçbir şey vermedin. Kendime bile ait değilim ben. Zaman tıpkı bir körün gülümsemesi gibi anlaşılmaz kalıyor, kimseyi ilgilendirmeyen ipe sapa gelmez düşünceler terennüm ederek geçiriyorum zamanı. Her şeyin -en başta da Sen'in- tamamen düşüş halindeki bir zihnin saçma sapan lafları olması mümkün müdür? Senin-özlemlerinin kâh üstünde, kâh altında kalan-nesnelerine dokunamam, iç sıkıntısıyla ilgisizlik arasında, cehaletim ve lanetim içinde dönüp duruyorum.