Giriş Yap

Albert Caraco

Yazar
8.1
713 Kişi
Unvan
Yazar
Doğum
İstanbul, Türkiye, 8 Temmuz 1919
Ölüm
Paris, Fransa, 7 Eylül 1971
Yaşamı
ALBERT CARACO, yaklaşık dört yüzyıldır Türkiye’de yaşayan Sefarad bir ailenin oğlu olarak 1919 yılında İstanbul’da doğdu. Aile ilk önce Orta Avrupa’ya (Viyana, Prag, Paris) göç etti. II. Dünya Savaşı arifesinde, Nazi tehdidi karşısında Güney Amerika’ya göç etmek zorunda kaldı. Hayatını mutlak anlamda yazıya adamış münzevi bir kişilik olan Caraco; cinsellikten Yahudi sorununa, sembolizmden felsefi meselelere ve edebiyata dek her alanda, uzlaşmaz, sarsıcı ve provokatif metinler yazdı. Fransızca, Almanca, İngilizce ve İspanyolcaya son derece hakim olan Caraco, metinlerini Fransızca kaleme alan, aydınlanma geleneğinin takipçisi, modern üsluplu “klasik” bir yazardır. Geniş bir külliyata sahip Caraco genellikle nihilist ve karamsar bir yazar olarak görülür ve Cioran’a benzetilir. Yıllar boyunca intihar etmek istemesine rağmen ailesini üzmemek için bunu gerçekleştirmeyen Caraco, 1971 yılında babasının ölümünden birkaç saat sonra hayatına son verdi.

İncelemeler

Tümünü Gör
104 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
Çok sert bir kitaptı. Sanki her sözcüğü kafama atılan bir taş misali tahrip ediciydi. Sistem eleştirisi muazzam, sorun tespitleri muhteşemdi. Çözüm önerisi ise bana biraz ütopik geldi diyebilirim. Albert Caraco İstanbul'lu Sefarad bir ailenin oğlu. 1919 doğumlu. Hayatı boyunca hep yazmış. Doğduğu topraklardan önce Avrupa'ya sonrasında Güney Amerika'ya göç etmek zorunda kalmış. Zor bir hayatı olmuş yazarın, belki karamsarlığı ve provakatifliği bu yüzden. Dolaysız ve net bir tavır var yazdıklarında, lafını, sözünü esirgemeyen cinsten bir yazar. Sonunun intihar olması ise belki de insanlığa dair umutsuzluğundan. Böyle bir adam nasıl bir kitap yazar? Pek iç açıcı olmadığı kesin. Caraco önce nasıl bir düzenin parçası olduğumuzu, kendimizi özgür sandığımız halde aslında nasıl bağımlı bireyler olduğumuzu, iyi bir şeymiş gibi gösterilen düzenin aslında bizim dostumuz değil, bizi keyfince yöneten bir güç olduğunu, bu düzen şaştığında ise tek telafisinin savaş ve sonucunda ölüm olduğunu adeta yüzümüze çarpa çarpa anlatıyor. "Şimdiden yaşayamayacak kadar kalabalığız: böcek gibi değil ama insan gibi yaşayamayacak kadar kalabalığız; toprağı tüketip çölleri büyütüyoruz, ırmaklarımız birer batak, okyanuslar can çekişiyor, ama iman, ahlak, düzen ve maddi çıkar bizi ilkel topluluklar halinde yaşamaya mahkum etmek için el birliği ediyorlar: dinlere mümin gerek, uluslara savunacak insan, sanayicilere tüketici; bu demektir ki herkese çocuk gerek, yetişkin olunca ne olacaklarının bir önemi yok." Bütün bunlar doğru. Ancak çözüm ne? Çözüm kitapta uzun uzun anlatılıyor ama kısaca özetleyecek olursak her şeyi yeni bir felaketin üzerine yeniden inşa etmek. Dünyayı biraz daha insansızlaştırmak. İçinde bulunduğumuz kaosu daha büyük bir kaosla çözmek. Okurken Caraco'nun bazı söylemleri her ne kadar ters gelse de, düşününce hak vermeyeceğiniz şeyler değil aslında söyledikleri. Ama hayata geçmesi mümkün mü derseniz, bence pek mümkün değil. Kitabın çevirmeni Işık Ergüden'in girişte yazdığı yazıda yaptığı tanımlama tam da kitabı anlatan bir tanımlama olmuş. " Kaos'un Kutsal Kitabı adeta bir dinamit, bir saldırı malzemesi, bir tahrip kalıbıdır. " Bu provakatif kitabı okuyun. Bizi, bizden önceki ve sonraki nesilleri esir almış düzene bir de Caraco'nun gözünden bakın. Ama yaratacağı tahribata hazırsanız. Okuyacaklara şimdiden kolaylıklar diliyorum :)))
·
3 yorumun tümünü gör
Reklam
104 syf.
Kaos'a Davet
Kaos'un ortasına bırakılmış bir yıkım manifestosu... Bildiğimiz gibi insanlık olarak bitik durumdayız. Ve yok olmalıyız, biz yok olursak doğa, dünya rahat bir nefes alacak diyor Caraco. Cehennemi tüketmeden cenneti getiremeyiz diyor. Yazar genel olarak bundan söz ediyor. Ahlakın ve imanın, hala mucizelere ve iyimserliğe inanmanın işkenceyi uzattığından, tepedekilerin yetersiz olduklarından ve bizleri uçuruma sürüklediklerinden... Yığınların kör ve sağır olmaları dolayısıyla bu yıkımın durdurulamayacak dereceye gelmiş olmasından bahsediyor. Fakat ne bahsetme... Kitaba başlamamla içimin kapkara olması bir oldu ama yine de bırakamadım. Kitabın sonuna doğru bu kitabı farkında olanlara yazdığını belirtiyor. Farkındalığın ağırlığı ezici fakat yine de okunması gerektiğini düşünüyorum. Keyifli okumalar demek isterdim lakin pek keyifli bir yolculuk olmayacağı aşikar. Derin bir nefes alıp kitabı öyle okuyunuz. Kitapla kalın.
·
1 yorumun tümünü gör
104 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
"İyimserlik en büyük günahtır."
Evet, oldukça kötümser bir kitaptı. Peki Caraco haksız mıydı bu kötümserliğinde? Kesinlikle hayır. Çoğalıyoruz, gitgide yayılıyoruz, tekrar çoğalıyoruz... ve yayılmaya devam ediyoruz. Doğaya yer kalmayana dek. Esas olanı esas sahibinden çalıyoruz. Dünya insanın hizmetkarlığına büründü ama yetemiyor sadece yitip gidiyor, tükeniyor ve yok oluyor. Esas yok olması gereken o değilken hem de... Kendimizi kandırmayı bırakıp sonumuzu hazırladığımızı kabul etmenin zamanı geldi sanırım. Düzen, bizim en kutsal oyuncağımız. Onunla var olduğumuza inanıyoruz ama gerçek şu ki onunla yok olacağız sadece. Bizler artık buranın sahipleri değiliz. Bilinçlendik ve bilinçlendikçe anlamsızlığı kavrar hale geldik. Evet artık doğadaki tek anlamsızlığın kaynağı biziz. Caraco'nun da tabiriyle böcek sürüleri olmaktan başka ne anlam ifade ediyoruz? Niyetim kötümserlik yapmak ya da kimseyi ümitsizliğe sürüklemek değil aksine bunları büyük bir keyifle yazıyorum, bir zamanlar Caraco'nun da yaptığını düşündüğüm gibi. Nasıl da kutsalımız olan yaşama ve üremeye karşı böylesine büyük bir savaş başlatmış yazılarıyla! Haklı buluyorum onu. Benim gibi karamsarlığa sırtını yaslamış onu dost bellemiş biri için aksi düşünülemezdi zaten. Kehanetleri gerçekleşiyor, bunu yadsıyamaz hale geleceğimiz zaman yakındır. Doğa kinini kusuyor, biz dinlemiyoruz. Derdimiz hala bir anlam ve düzen silsilesinde kaybolmak sanki. Ama bu çaresizliğimize bir çözümü var Caraco'nun: kitlesel ölüm ve ürememek. Kabul edebilecek miyiz peki bunu? Yoksa düzenin adamlarına hem kendimizi hem çocuklarımızı hem de onların çocuklarını ve torunlarını kul etmeye devam mı edeceğiz? Kötümserliğimizi/nesnelliğimizi kaybetmememiz dileğiyle. Herkese iyi okumalar diliyorum. :))
Kaos'un Kutsal Kitabı
8.2/10 · 1.683 okunma
·
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42