Yarının Adamı "Başkomutan" da bitti. Con Sinov'un büyük Ata'm için yazdığı 4. kitap. Seri sadece tarih anlatısı değil; bir milletin acısını, direnişini ve yeniden doğuşunu taşıyan bir ağıt diyebiliriz. Okurken bazı bölümlerde içim öfkeyle doldu. Yunan ve Ermeni çetelerinin Anadolu’da yaptığı katliamlar mesela inanılmaz acı. Ama bu öfkenin içinde bir başka duygu daha hissettim ki o da GURUR. Ata’mızın bize olan inancı, zekâsı, bilgeliği. Her satırda onun büyüklüğünü bir kez daha gördüm. Kelle koltukta gezen, sürekli yok edilmek istenen bir adamın gösterdiği aslan yüreklilik karşısında duygulanmamak elde değil. O, sadece bir lider değil; sadakatin, cesaretin ve umudun vücut bulmuş hâli arkadaşlar.
Kitap boyunca en çok etkilendiğim şey, Mustafa Kemal’in bizi asla terk etmeme düşüncesiydi. Her şeyin karşısında dimdik dururken, halkına olan bağlılığı bir an bile sarsılmadı. Bu sadakat, bu inanç, bu kararlılık. İşte bu yüzden onun evladı olduğum için gurur duyuyorum.
Con Sinov,bu büyük adamı öyle harikulade anlatmış ki etkilenmemek mümkün değil. Anlatımı sade ama derin, tarihsel ama duygusal. Mustafa Kemal’in yalnızlığı, stratejisi, içsel çatışmaları,hepsi birer insanlık dersi. Atatürk, sadece yarının adamı değil; bizim vicdanımız, cesaretimiz ve sadakatimiz.
Aziz ruhu şad olsun