kimsenin bilemeyeceği bir duygu mu desem, ince ince kesilme mi, üzerimde belirsiz kesiklerle isteksizce eve yollanırdım. Ev aydınlıkken bile gölgeli olurdu.
Ben kendimi ömrüm boyu, neden bilemem, aslını bilemem, sebeplerini bilemem, bir kusur timsali olarak gördüm. Bir kusur sürahisi idim de ne akıtsam öyle akıtır, kusurlu akıtırdım. Hep eksik ve kırıktim da tamlanamazdım. Hep yarım ve yanlış anlamadaydım da doğrulamazdım. Hep bir ayıp gizlemek zorundaydım da bu ayıp zaten bendim, bundan kurtulamazdım.