Puan vermedi·118 syf.····Okunma: 15 Temmuz 2020 20:22 Okuduğumuz kitapların çoğunda yaşanılan olaylara şahitlik ederiz. Çok az kitapta ise olayı hissederiz. Bu kitap tamda böyle bir anlatımla bize idam mahkumu olan adamın hissettiklerini benimsetiyor. Kitabı okurken giyotin sehpasına saatleri kalmış mahkum gibi o anı bekledim.
Son saatlerini yaşadığını bilen kişi fazlasıyla umursamaz olabiliyor. Ya kederli olur ya da dalgaya alır yaşadıklarını. Kitaptaki mahkumda ikisi de var. Çocuğunu ve onun geleceğini düşünürken kederli ama yaşadığı anı alaya almaktan da geri durmuyor.
Hangi suçtan dolayı mahkum olduğu bilgisi kitapta verilmemiş. Zaten kitabın yazılma amacı da suçlu her ne suç işlemiş olursa olsun cezasının kesinlikle idam olmaması gerektiği. Bunu savunduğundan dolayı mahkumun suçu açıklanmamış olabilir.
İdam mı daha büyük cezadır yoksa müebbet hapis veya kürek cezası mı. Kitapta bu iki cezanın kıyaslaması yapılmış. Kitabın başında müebbet cezaya mahkûmun şiddetle karşı çıktığını görüyoruz. Daha sonra neler istediği ise okuyuculara sürpriz olsun :)
İdam cezası kesinleştiğinde 6 hafta kadar temyiz davasının sonucu bekleniyor. O anda mahkum kendi idam cezasını görmeyi düşünen insanların bazılarının kendinden önce ölürceğini düşünüyor. O esnada bir mahkum düşünebileceği birçok şeyin kısa bir zamanda aklına gelebileceğini görüyoruz. Benim en çok dikkatimi çekenlerden biri de ölüme çok yaklaştığından kendinden çok büyük olanlardan bile daha yaşlı olduğunu düşünüyor. Çünkü onlardan daha evvel ölecek.
Velhasıl kahramanımızın her anına şahit olduğumuz bu kitap sizi fazlasıyla etkileyecektir. Ama kitap bittiğinde idam cezasının tamamen kaldırılması konusunda yazar ile aynı düşüncede olacağımızdan emin değilim!!!
Keyifli okumalar:)