Puan vermedi·250 syf.··
2020 20. kitabı
Hasan Ali Toptaş’la tanışmak için aldım bu kitabı elime . Açıkçası çerez niyetine okumak istediğim, beni çok yormayacak , akıcı bir kitap okumak istiyordum ki tam olarak ihtiyaçlarıma yanıt verdi. Gerçekten çok akıcı ve duru bir dili var Toptaş’ın. Okurken sanki karşımda birisi anlatıyor da ben dinliyormuşum gibi geldi . Gözlemleri çok gerçekçi , fazlasıyla hayatın içinden . Hatta öyle ki , kendimi o evin bir ferdi ya da o eve sürekli gelip Aziz amcanın halini hatrını soran misafirlerden biri gibi hissettim. Anlatıcının babasına karşı hassasiyeti , Aziz amcanın karısının eşine karşı vefası , eve gelen akrabaların içtenlikleri çok güzel mesajlardı doğrusu . Bilhassa günümüzde unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi hatırlatması açısından çok önemli noktalardı . Ancak bütün bunlarla beraber bir an evvel kitabın bitmesini istedim . Çünkü konuların sıralamasında çok fazla tekrara düşülmüştü. Hep aynı şekilde , anlatıcının Denizli ile Ankara arasındaki yolculuğunu , bu yolculuk esnasında karşılaştığı şeyleri, dinlediği türküleri sürekli bir şekilde okumak beni fazlasıyla bunalttı . Akrabaların eve gelip gitmeleri , Aziz amcayı hastaneye götürmeleri getirmeleri neredeyse her bölümde aynı şekilde tekrarlandı . Anlatıcının hayallerinde bile çok dikkat çeken bir nokta yoktu . Ayrıca anlatıcının her yolculuğunda hep aynı atla karşılaşması, atın onu takip etmesi , daha sonra o atın ölüm atı olduğunu öğrenmesi , ve her o atla karşılaşmasında birinin ölmesi bana fazlasıyla saçma geldi . Okuduğum her kitapta önemli bulduğum bazı cümlelerin altını çizerim . Ancak bu kitapta altını çizebilecek önemde bir cümleyle çok az karşılaştım. Kısacası eser bana yeni bir şey katmadı çok fazla . Ama bazı değerleri hatırlatması açısından faydalı ve akıcılığı sebebiyle beni dinlendiren bir kitap oldu , tekrarları görmezden gelirsek .
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.