Gönderi

9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2020 23:25
“Kırmızı Pazartesi” yazarın okuduğum ilk kitabı. Aslımda ismini okuduğum zaman aklıma direk kesin toplumsal bi olay olmuştur bu şekilde bir isim konulmuştur hissine kapılmıştım. Anlatımı o kadar farklı ki dikkatle okumanız gerektiğini düşünüyorum. Olay örgüsü farklı kimselerin anlatımı ile aktarılmış. Kitap bana biraz “yabancı” kitabını anımsattı anlatımı, başlangıcı... Kitap S. Nasar’ın öldürüldüğü gün.... şeklinde başlıyor. Bu başlangıç bir cinayetin olacağını hissettiriyor fakat bunun gizli işlendiğini düşünürken her şey o kadar açık bi şekilde işleniyor yapılıyor ki hiç kimse durdurmuyor. Tıpkı şey mantığı gibi “ bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” der gibi ben zarar görmeyim de kim görürse görsün.. Bu toplumun nasıl yozlaştığını gözler önüne sermekte. Yani ortada namus adı altında bir cinayet işlenecek ve failleri herkes tarafından biliniyor üzerine işleneceği gün saat de belli olduğu halde herkes tarafsız olarak sadece olanı izliyor.. Eserde erkeklere ve kadınlara atfedilen toplumsal rollere fazlaca değinilmiş. Cinayetin işlenişi açıkça anlatılırken tüylerim diken diken oldu öldürülen kahramanla tam olarak bütünleşemesem de cinayet anında çekebileceği acı korku içimi ürpertti. Kitaplığınızda bulunması gereken sizi sürükleyen bir eser. Okumanızı tavsiye ederim...
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.