Gönderi

Bir Fincan Kahve
Bir fincanın kahvenin, kırk yıl hatırı varmış. Ben kırk yılı bilmem, on yılda bile olamadım. Ne kahve kar etti, ne sohbet bahane! İstasyonlar, terminaller, alanlar Gidenleri geri getiremedi. Bir fincan kahve içmiştik oysa! Bir sabahın erkeninde, bir akşamın gecinde, Bir yemek üstü, bir kuşluk, bir akşamüstü… O kadar çok hatırı ilave ettik ki hayatımıza! Biri olmazsa, birinin hatırı kalsın istedik. Sonra aynalarla başımız derde girdi. Aldatmaya başladı suretlerimizi, Olmaz beyazlar ve kırışıklar derken! Ne kahve kaldı, ne de bahane… Sonunda karar verdim unutmaya, En iyisi kendinle başbaşa yatakta, Yorgan çoktan başının üstünde… Dertlerinde, sıkıntılarında kahvenin hatırıda! Dışarılarda ben varmıyım bilmem! Birileri beni anarmı bilemem! Sokaklar da izlerim, taşlarda kalmış mıdır! Kaç mevsim yağmurları, onları yıkamış mıdır. Ya gölgelerim, dar sokakların aydınlık yerlerinde, Bir yerlere aksetmişmidir, hatrı kalsın dercesine! Bir iz, bir ad, bir anı, kırk yılı çoktan geçtim. Bir fincan kahve kıymetinde; bir hatırlama hatrı kalmış mıdır? Nazan Şara Şatana
·
14 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Siiri okurken zevk aldigimi söyleyebilirim :)
zaten kardeşin olduğu için zevkine uygun'dur
Ezgi
Gönderi Sahibi
Zevk meselesi.
iki kardeşin zevkide aynı berbat ......
Ezgi
Gönderi Sahibi
Kimin kardeşi :))
Reklam
çok sıkıcı bence hiç beğenmedim