Puan vermedi·375 syf.····Okunma: 10 Haziran 2020 18:20 Hikâye Afganistan'da krallığın çöküşü, Sovyet işgali, ülkeden Pakistan'a ve Amerika'ya toplu göç ediş ve Taliban yönetimi gibi kargaşalı ortamında kurgulanmış. Olay örgüsü çok iyi olan kitabı bir solukta okuyabilirsiniz. Beraber büyüyen iki kardeşin( başlangıçta bu bilmiyorlardı) arasında yaşanan kıskançlık,ihanet,ırkcılık,kölelilik gibi olgulalar işlenmiştir. Elestirdiğim tek nokta Afgan asıllı Amerika'da yaşayan yazarın Afganistan'ın yaşadığı iç karışıklığını anlatırken batı emparyelizmi ve Amerika'ya hiç değinmemesi son derece ilginç...
Bir gün Emir babasını viski içerken gördüğün de O'na okulda mollanın içki içmenin günah olduğunu söylemesi üzerine;
Mollalar ne derse desin, yalnızca bir günah vardır, tek bir günah. O da hırsızlıktır. Onun dışındaki bütün günahlar, hırsızlığın bir çeşitlemesidir.
Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun. Karının elinden kocayı, çocuklarından da bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığı zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Anlıyor musun?
Çalmaktan daha kötü bir suç yoktur, Emir. Kendisine ait olmayan bir şeyi alan insan, bu ister bir can olsun isterse bir dilim nan… aşağılıktır. Böyle birinin yüzüne tükürürüm. Böyle biriyle yollarımız kesiştiğinde, Allah yardımcısı olsun. Anlıyorsun, değil mi?
Yukarıda bir yerde bir Tanrı varsa, umarım benim viski içmem ya da domuz yememden çok daha önemli meselelerle uğraşıyordur.” dedi.