Puan vermedi·79 syf.····Okunma: 21 Temmuz 2020 16:32 Kitabı okuyanların çoğu eminim Franz Kafka'nın "kafes-kuş" aforizmasını düşünmüştür çünkü kitapta gerçek anlamda kafesler ve kuşlar olmasına rağmen usta yazar Yaşar Kemal elbette ki bu kadar basit bir mesaj vermeye çalışmamıştır.
Memleketlerinden İstanbul'a çalışmaya gelmiş üç arkadaş kuş yakalayıp sonrasında da onları satarak hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Kuşları cami, kilise ve farklı ibadet merkezlerinin önünde özellikle satıyorlar çünkü:
İşte burda Franz Kafka'nın "kafes-kuş" u devreye giriyor.
Çocuklar kuşları günah olarak gösterip insanların kuşları alıp özgür bırakmalarını da günahlardan kurtulmak olarak yansıtmışlardır.
Bir nevi günah çıkarma yöntemi denilebilir.
Böyle olunca hem onlar para kazanıyor hem de kuşlar zarar görmeden özgürlüklerine kavuşuyor hem de insanlar psikolojik olarak manevi bir rahatlığa kavuşuyor.
Yazarımız aslında burda "kafes-kuş" olarak çocuklar ile İstanbul'u da anlatmaya çalışmış.
İstanbul kafes, çocuklar kuş onun gözünde .
Kuşların gidişini aslında insanlığın gidişine benzeten Yaşar Kemal, toplumun yozlaşmasını bu kitap üzerinden başarılı bir şekilde eleştiriyor.