Puan vermedi·245 syf.··
Beğendi
·
2020 142. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2020 19:05
“Portre bize bir bakışı, bir çehreyi sunarak bizi bir hikâye dinlemeye davet eder. Portreler kadrajın içine sadece insanı alarak (her) insanın hikâyesinin ne kadar uzun ve geniş, ne kadar derin olduğunu anlatır. Anlatacak ne çok şeyi olduğunu gösterir. Dinleyecek ne çok şey olduğunu. Portre bizi empatiye çağırır. Sempatiye çağırır. Ortaklıklarımızı düşünmeye. Ve her birimizin biricik hayatlarını, biricik hikâyelerini tasarlamaya.”syf 10 Bakışın Ritmi’nde yer alan portrelerin bir kısmı Henüz Zaman Var’da bir kısmı Cumhuriyet Pazar eki ve T24 internet gazetesinde yayımlanmış.Kimi portreler ise bu kitap için yazılmış. Futbol, politika, sanat dünyalarından portreleri okurken, (anlattığı portre üzerinden) Ahmet Tulgar’ın dönemin kültürel, sosyal, politik yapısına yaptığı ustaca gönderileri ilgiyle okudum. Okuduğum her portre, bir sonrası için heyecanlandırdı beni.Ahmet Tulgar’ın kullandığı dilin özgünlüğü, incelikli mizahı nedeniyle hiç bitmesin istedim Bakışın Ritmi. Hükümetin İktidar Bankası, Siyasetin Damga Pulu: Devlet Bahçeli, Dünyayla Sevişmiş Bir Çocuk: Ali İsmail, Kimyanın Peşinde Bir Seri Katil Figürü: Vedat Milor, Cunta Hıçkırığı: Emel Sayın, Yılbaşı Dansözü-Cuntanın İletişim Uğrağı: Nesrin Topkapı... Portre başlıkları bile “gel beni oku!” diyor.
Bakışın RitmiAhmet Tulgar · İletişim Yayınları · 202018 okunma
·
189 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.