Yazacak ne çok şey var bu kitap için.. Gerçekten bu kadar beğenebileceğimi düşünmemiştim ancak çok beğendim. Bunca zaman kitaplığımda boşuna beklemiş. Hayatın içinden unuttuğumuz ya da görmezden geldiğimiz şeyleri hatırlatıyor bize. İnsanın özünün, unuttuğumuz değerlerden bahsediyor. Birbirimizle anlamsız bir yarış içinde olmamız, hayatın bize verdikleriyle hep daha fazlası için kavga etmemiz, mutluluğu hep başka yerlerde aramamız gibi. Yaşadığımız bu modern hayatta önce ruh sonra beden sağlığımızı bozuyoruz sonra bunları düzeltmeye çalışıyoruz ve hiç mutlu olamıyoruz. Daha doğrusu yetinmeyi bilmeden sürekli bi açlık hali ile yaşıyoruz. Aslında farketmiyoruz ki o çok önemsediğimiz maddi şeyler bize sadece ağırlık yapıyor. Hayatın karşımıza çıkardığı zorluklara hep isyan ediyoruz. Kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum.
“..Gerçek insanlar her deneyimin çemberini kapatır. Mutantlardan farklı olarak bizler hiç bir çemberi açık bırakmayız. Eğer yüreğinde başka insanlara karşı kötü duygularla yürüyüp gidersen ve bu çember kapanmamışsa, bu yaşamın başka anlarında yinelenecektir. Bir kez değil, dersini alana dek defalarca acı çekersin. İncelemek, öğrenmek ve olanlardan ders alarak bilgelik kazanmak iyidir. Minnet duymak, senin deyiminle kutsamak ve huzur içinde yürüyüp gitmek iyidir.”
Öyle doğru ki zorluklardan, karşımıza çıkan olumsuzluktan dersi almayınca sürekli aynı durumu başka formlarda yaşıyoruz. Tarih tekerrürden ibarettir derler ya sanırım hayattan doğru dersleri alamayınca kendi yaşamlarımızda aynı şeylerin sınavlarına giriyoruz sürekli. Neyse çok uzattım. Okuyun tavsiyedir.