Hasan Ali Toptaş ile tanışma vesilem oldu bu roman. Daha önce hiç karşılaşmadığım bir üslupla karşılaştım. Yazar, günlük hayatta kullandığımız kelimeleri, aklımıza gelmeyecek şekillere sokuyor, eviriyor, çeviriyor okuyucuya adeta yeni bir lezzet sunuyordu. Bize göre alakasız birçok sözcüğü aynı cümlede bir araya getiriyor, daha önce belki de hiç duymadığımız cümleler oluşturuyordu. Yazar kelimelere o kadar hakim ki, okuyucu daha ilk sayfalarda bu hakimiyeti sezip, kendisini harflerden, kelimelerden oluşan bir akıntıya bırakabileceğini biliyor.
Kitap ücra bir köyde insanların kaybolma hikayesini anlatıyor. Berber dükkanında müşteri ve berberin diyaloğuyla başlayan roman ara ara zaman sıçramaları yaparak okuyucuyu biraz zorlayabiliyor. Ancak bu sıçramaları çözdükten sonra yazarın keyifli üslubunun tadına varıyorsunuz.
Tüm edebiyat severlere özellikle henüz Hasan Ali Toptaş okumamış olanlara bu kitabı tavsiye ederim. Kelimelerle oyunlar oynayabilen bir yazar ve farklı bir üslupla tanışmak için çok iyi bir seçim olabilir, keyifli okumalar...